Son davet… Son yemek…

20 Aralık 2016… Çok sevdiğim komşularımızı son kez evimize yemeğe davet ettiğimiz gün. Komşularımla olan ilişkilerimi takip edenler bilir.. Bizi biraraya getirebilecek her türlü özel günü değerlendirmeye çalışıyoruz. Doğumgünleriyle başlayan ilişkimiz, iftar ve noel yemekleriyle birbirini görmediğinde özleyecek hale geldi.

En son “Welcome Back” partisinde toplanmış, tekrardan noel yemeğinde buluşma kararı almıştık. “Raclette yapalım mı?” dedim, hepsi çok güzel olur dedi. Bir sene önceki yemekten o kadar memnun kalmışlarki evde anlat anlat bitirememişler.  Apartmana yeni taşınan öğrencilere de yemekten fotoğraflar gösterince onlar da heveslendi. En çok da kutlamadığımız bir bayram da bu kadar zahmete girmemize şaşırıyor, mutlu oluyorlar. Madem mutlu etmek vazifemiz, madem komşuluk bizim kültürümüzde çok önemli, e hadi o zaman başlasın hazırlıklar dedik.

Raclette sözü vermiştim ama evde bir Raclettimiz bile yoktu☺️ Raclette’i tanımayanlar burayı tıklasın. Neyse biraz bekleyelim elbet bir markette bulurum dedim. İlk önce bir markete geldi. Bir kaç gün sonra gidip almak istedik. Kalmamıştı:( Çok üzüldüm. Sonra marketlerin internet sayfalarında gezerken bir başka markete geleceğini gördüm. Bu kez telefonumun hatırlatma bölümüne kaydettim. Sabah 9’da kendimi markette buldum. Bu nasıl bir ürün kaçırma korkusuysa artık☺️

Yemeğe haftalar kala Whatsapp’de bir grup kurup hepsini topluca davet ettim. İlk davette davetiye hazırlamıştım ama artık arada oluşan samimiyetten ötürü direk grup üzerinden anlaşıyoruz. Grupta tanımadığım yeni öğrenciler de vardı. Onlar da hemen daveti kabul ettiler. Üniversite öğrencileriyle tarih ayarlamak kolay olmuyor☺️ Sınav dönemleri olduğu için hemen hemen hergün birinin sınavı oluyor. Sonunda 20 Aralık diye kesinleştirdik tarihi. Aslında apartmanımızda 5 öğrenci evi var. Evimiz büyük olmadığı için biz sadece birbiriyle iyi anlaşan iki evi davet edebiliyoruz. Onlar da zaten  stajda olanlarla birlikte 12 kişi kişi oluyordu.

Ani bir şekilde taşınacağımız belli oldu. Yemeği iptal etmek zorunda kalabilirdim. İstemiyordum iptal etmeyi. Vedalaşmak için büyük fırsattı. Şuan staj nedeniyle başka şehirlerde bulunan iki komşum bile gelecekti. Amerika’da olan bile ara ara “Yine bensiz buluşacaksınız. Orda olmayı çok isterdim” mesajları gönderdi.

Yemeğe bir kaç kişi ellerinde olmayan nedenlerden dolayı katılamadı. Bir yıldır Portekiz’de yaşayan eski komşum ise bir gün kala Almanya’da geldiğini, yemeğe katılacağını söyleyince büyük bir süprizle hepimizi çok sevindirdi.

Hazırlıklar

IMG_7375

Bu kez günler önceden başlayamadım hazırlıklara. Çünkü bir gün öncesine kadar yeni evin badanasıyla uğraştık. Hoş bitiremedik de. Her ne kadar yorulacağımı bilsem de zahmetsiz rahmet olmuyordu.

Bir ay öncesinden hediye edeceğimiz noel kurabiyelerini hazırlamıştım. Eşyaları paketlerken de ihtiyacım olacak peçete, mumluk gibi eşyaları bir kenara ayırdım. Genelde işin detayını düşünen tiplere “Zamanım olsa ben de yaparım” diyenler oluyor.. Bu cümle bahanenin alası.. Zaman değil, plan.. Kafanıza koyduğunuz işi planlayın. Görün bakın hepsini yapacaksınız. Ben genelde şöyle bir plan çıkartıyorum.

-Noel kurabiyeleri yapılacak
-Hediyeleri hazırlanacak
-Masa dekoru
-Yemek menüsü (Raclette, ev yapımı pide, yaşpasta)
-Alışveriş

vs. vs.

Sonra bu planı haftalık planıma dahil ediyorum. Mutfaktaki yazı tahtama yazıp ilk fırsatta o işimi bitirmeye çalışıyorum.

Plan yapmak işinizi kolaylaştırır. Yalnız bu kez benim de “Zamanım olsa yapacaktım” dediğim şeyler oldu☺️ Mesela ev yapımı pide ve veda pastası. Ama maalesef yemekten önceki 3-4 gün evde olmadığım için davet gününe yetişmedi. Yoksa “Zamanım olsa ben de yaparım.” 😂😂😂

Noel hediyesi olarak herbirine kırmızı bir paket hediye ettim. Paketleri seneler önce farklı bir amaçla ebayden almıştım. Kalan paketler komşulara nasip oldu.

IMG_8159  thumb_IMG_8104_1024

Paketlerin içine noel kurabiyesi ve mumluk koydum. Mumluklar tamamen elişi. Zamanında reçel, bebek maması kavanozları biriktirmiştim bir gün lazım olur diye. İçlerine mum koydum. Etrafını kurdeleyle sardım. Bu kez zamanla yarıştığım için çok fazla emek veremedim. Beni gören annem “Onca işinin arasında bir de bunlarla uğraşıyorsun” demeden edemedi☺️ Süslemeler için yine uykumdan fedakarlık etmem gerekiyordu. Yani kafanıza koyduğunuz işi gündelik işlerinizden ötürü yetiştiremiyorsanız biraz uykunuzdam fedakarlık yapmanız gerekecek.

Sofra Düzeni

IMG_8118

Sofra düzenlemesini seviyorum. Kimileri için gereksiz de olsa bana göre sofranın zerafeti. Aynı renklerde ve kombin yaparak kullandığınız peçete, çiçek veya mumlarla çok zarif bir sofra düzenleyebilirsiniz. Alman kültüründe masa kartları da önemli bir rol oynadığından genelde yemek menüsünü de yazıp koyuyorum sofraya. Örneğini burdan indirebilirsiniz. Peçetelerin üstündeki Merry Chrismas etiketleri ise burada.

IMG_8097

IMG_8109

Sofra biraz hareketlensin diye peçeteleri noel babayla süsledim. Noel babanın şapkasını kesip peçeteyi şapkadan geçiriyorsunuz. Noel baba etiketi için burayı tıklayın.

 

IMG_8096

Diğer çam ağacı yapraklarını da tevafuk Roller’ya boya almaya gidince gördüm ve aldım. Sofranın ana renkleri kırmızı yeşil olacaktı, yapraklar renk katsın istedim.

Yemek hazırlığı

IMG_8101   IMG_8122

Bu kez Türk-İsviçre kültürünü taşıdık sofraya. Raclette İsviçre’den çıkma. Yemeğe başlamadan önce ise hepsine mercimek köfte ikram ettim. İçlerinde et yemeyenler vardı. Bol bol mercimek köfte yediler. Sucuk ve köftelerle Raclette’i de Türkleştirdik😂 Sosis ve et de olmasına rağmen en çok sucuk ve köfte yendi.

İlk kez haydari ve acılı ezme yapmayı denedim. Acılı ezme öyle acıydıki kesin yiyemezler dedim, her ikisini de silip süpürdüler ☺️

 

IMG_8119

Tatlı olarak da Almanların meşhur fındıklı tatlıları olan Nussecken ve Brownie ikram ettik.

IMG_8158

 

IMG_8115
Gizli Kahramlar

Davetin yine gizli kahramanları annem ve eşim oldular. Taşınırken destek olmaya gelen annem bütün gün çocuğu oyaladı. Çocuğun enerjisine nasıl yetişiyor hayret ediyorum:)

Yemeğini bitiren eşim ise mutfağı topladı. Zaten sofrada erkek yoktu. Benim sofrada kalmam yeterli oldu. Ne büyük bir rahatlıkmış misafirlerle ilgilenirken birilerinin mutfağın toparlaması☺️

Hepsi öğrenci olduğu için masabaşında bol bol akademik muhabbetler yaptılar. Hatta noeli hiç konuşmadık bile ☺️ Bazen noel yemeği deyince insanlar kafalarında ne canlandırıyor merak ediyorum. Ayin felan mı☺️ Bir gün önce Berlin’deki saldırının bile konusu geçmedi. Her ne kadar medya “Terörist”, “Cihat” ve “İslamcı” sözcüklerini aynı cümle de kullansa da insan ilişkileriniz iyi olduğu takdirde olumsuzluklar ilişkinizi bozmuyor. Mantıklı insan insani ilişkilerini medyadaki söylentilerden ayırabiliyor. Birilerinin ortaya attığı fitneye inat siz iyilikten ayrılmamak için gayret ediyorsunuz.

 

IMG_8151

Komşuluk ilişkilerinde beklentiye girmeyin. Varsın olsun veren taraf hep siz olun. Almanya’da yaşıyorsunuz. Terörist deyince akla ilk İşid geliyor. İşid kendini Müslüman tanıtıyor. Cihad yanlış yorumlanıyor. İnsanlar ister istemez etkileniyor. Bir de üzerine kişisel hatalarımız eklendiğinde insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Oysa konuşacak o kadar çok ortak noktamız varki.

Diğer yandan komşularınızın yaptığınız iyiliği görmediğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
İlk davetlerden birinde komşu kızlar masadaki ayrıntılara hayran kalmıştı. Üstüne bir de iskender gibi biraz emeği olan bir yemek yiyince birisi “Ben bir Almanın komşusu için bu kadar emek vereceğine inanmıyorum” demiş, bir diğeri ise “Türklerin farkı bu işte. Onlar severek yapıyorlar.” demişti.

Almanya’da artık farklı bir nesil yetişiyor. 20-25 yaş grubu Alman gençler Türk arkadaşından bahsederken “Benim Türk bir arkadaşım” var cümlesini kullanmak yerine “Sude gelecek bugün. Okuldan arkadaşım”, “Arkadaşım Ali’nin evinde de yemiştim bu yemeği” cümlelerini kullanıyor.

Kültür farklılığı çeşitliliktir.. Kendi kültürümüze uymayan bir özellikten ötürü direk karşı tarafı suçlamaktan vazgeçmek zorundayız. Ki bize uymayan birçok özellik aslında İslam’da yeri olan şartlar. Temizliğe dikkat etmek, gürültü yapmamak, insanları rahatsız etmemek..

Efendimiz (sas)’in komşuluk hakkındaki hadis-i şeriflerini tekrar tekrar hatırlamak ve komşularımızla iyi geçinmek dileğiyle…

 

Bu yazı 236 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*