Şikayet etme, davet et

 

Almanya’da yaşadığımız her sıkıntının ardında yabancı düşmanlığı arıyoruz. Her ne kadar AdF gibi göçmen karşıtı popülist bir parti son seçimlerde aldığı oylarla halkı şaşırtsa da, en fazla oy aldığı eyalette göçmenlerin azınlıkta olması bize bir kez daha “İnsan bilmediğinin düşmanıdır.” sözünü hatırlatıyor.

Kurulan onca Türk-Alman dostluğu, yapılan evliliklere rağmen “Almanlar bizi sevmiyor” düşüncesinden kurtulamıyoruz. Ortada kabul etmemiz gereken bir gerçek var. Almanya eski Almanya değil. İstatistiklere göre Almanya’da iki yüz milletten insan yaşıyor. Daha iyi bir gelecek için geçmişte yaşadığımız sıkıntıları unutmak ve geleceğin Almanyasını birlikte kurmak zorundayız. Daha fazla anlayışlı olmanın yolu karşımızdaki insanı daha iyi tanımaktan geçiyor.

Almanya’ya ilk gelen Türkler dil sorunu yaşadığı için kendilerini yeterince ifade edememiş. Bu ülkede doğup büyüyen gençler için ise dil sorunu söz konusu değil. Ona rağmen Türk gençleri bilhassa Alman gençlerle arkadaşlık etmek istemiyor. Türk-Alman arkadaşlığı ya okula ya da işyerine hapsediliyor. Özel hayatımıza kabul etmediğimiz bu insanlar ne bizi tanıyor, ne de biz onları. Aynı toplumda yaşayan insanlar birbirlerinin yaşantılarına şahit oluyor. Cevabı bulunamayan sorular zamanla önyargıları oluşturuyor.

On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif yaklaşıyor. Sevdiklerimizi davet edeceğimiz iftarlar farklı kültürlere mensup arkadaşlarımızla tanışmak için de büyük fırsat. Üniversite yıllarında bir Alman arkadaşımı iftara davet etmiştim. Geldiğinde oruçlu olduğunu söylemiş, beni çok şaşırtmıştı. Şaşırdığım tüm gün yiyecek ve içecekten uzak durması değildi. Söylediği şu sözlerdi: “İftar sofrasına aynı senin gibi oruçlu oturup, hislerine ortak olmak istedim.“

Yıllar geçmesine rağmen unutamadığım o akşamda arkadaşımla okulda konuşamadığımız çok sayıda konuyu konuşabilmiş, birbirimizi tanıdıkça aramızdaki samimiyetimiz, sevgi ve saygımız artmıştı. Okulda Müslümanlara yönelik önyargılı soruları benden önce cevaplar, yabancı kültürleri tanımayanlara “Hala kendi dünyasından çıkamıyor.” derdi.

Kültürümüze yabancı insanlarla irtibat kurmak için takla atmaya gerek yok aslında. Bir iftar davetiyle komşularınızla olan ilişkilerinizi kuvvetlendirebilir, okul veya iş arkadaşınızla samimiyetinizi arttırabilirsiniz. Defalarca maruz kaldığınız „Neden oruç tutuyorsun? Günde onsekiz saat oruç tutmak zor değil mi? Su da mı içmiyorsun?“ gibi sorulara bir gecede açıklık getirebilirsiniz.

Şimdi kağıdı kalemi alın elinize ve bir liste hazırlayın. Yabancı arkadaşlarınızı ve komşularınızı yazın listenize. İster özel bir iftar davetiyesi hazırlayın, ister sözlü davet edin. Yalnız vaktinde davet etmeye dikkat edin. Misafirlerinize hazırladığınız sofra ve ufak hediyelerle onlara kıymet verdiğinizi hissettirin. Davetlerinizi sosyal medyada #IftarMitFreunden hashtagiyle bizimle de paylaşın.

 

28.05.2016

Bu yazı 190 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*