Endülüs’te tatil (1) Mijas,Fuengirolla,Marbella,Cebel-i Tarık

 

Gezgin kişilerin tatil planları er geç çocuk sahibi olunca değişiyor. Çocuğunuz henüz bebekse merak ettiğiniz yerlerden ziyade çocuğunuzun rahat edeceği yerlere öncelik tanıyorsunuz. Yaz tatilinde oğlumuz 5-6 aylıktı. Türkiye’ye gitmeye cesaret edemedik ve rotayı önce Bayern eyaletine çevirdik (Bayern gezi notlarını okumak için tıklayın.) Bayern bizi paklamaz hadi bir de yurtdışına çıkalım derken kendimizi yine Endülüs’te bulduk:)

 

Endülüs’ü üç buçuk yıl önce tanıdım. Tanımaz olaydım:) Her gittiğimiz şehirde eşime ‚Seneye buraya tekrar gelelim’ dedim durdum 🙂 (Endülüs’ün diğer şehirlerini de görmek için tıklayın) Bu yazı diğer gezi yazısı gibi çok fazla şehir ismi taşımıyor. Bu kez Endülüs turu yapmak yerine bir yerde kalmayı ve sadece dinlenmeyi tercih ettik. Oğlumuzun ilk yurtdışı gezisiydi. Her ne kadar bir çok kişi bebekle gezmenin zor olduğunu söylese de biz çok eğlendik. Endülüs havası Kerem Engin’e de iyi geldi.

 

Her gezi yazısında olduğu gibi bu yazıda da herkesin merakla beklediği masraflardan da bahsedeceğim 🙂 Hadi itiraf edin:) Bir gezi yazısı okurken şehrin tarihi yapılarından çok yapacağımız harcamaları merak ediyoruz:)
Yaz sezonundan 3-5 ay önce Madrid’e çok uyguna uçak biletleri bulabilirsiniz. Biz gidiş dönüş kişi başı 100 Euro’ya bilet bulduk. Bebek için 30 Euro ödedik. ‚Masraflar çok önemli değil, ne olsa öderim’ diyorsanız Endülüs’ün göbeği Malaga’ya uçmak daha mantıklı. Endülüs’ün yemyeşil, zeytin ağlaçlarıyla donatılmış yollarında yolculuk yapmayı sevdiğimiz için Madrid’de uçmak işimize geldi. Yalnız Madrid’e uçtuğunuzda Endülüs kıyılarına inmek için arabayla 3-4 saat yolculuğu göze almanız gerekiyor.

 

 

MADRID

 

 

Madrid Havalimanı’na vardıktan sonra havaalanından araba kiraladık. Aylar öncesinden internetten ‚Doyouspain’ adlı aracı şirketten rezervasyon yapmıştık zaten. Gold Car veya İnterrent şirketlerinden uygun fiyatlara araba kiralayabilirsiniz. Kiraladığımız arabanın 10 günlük masrafı 250 Euro+170 Euro benzin masrafıydı. Arabayı kiralarken yaptığınız anlaşma biraz uzun sürüyor. Sezonda havaalanları kalabalık olduğu gibi araba kiralama şirketleri de kalabalık oluyor. Bizim işimiz bir saat sürdü (iki araba kiraladık) sıra beklememiş olmamıza rağmen. Bir de bizim sonra gelen yaklaşık on beş kişi sıra bekledi. Mutlaka İngilizce veya İspanyolca bilmeniz gerekiyor. Sizinle önce şartlar konuşuluyor. Görevli sigorta, Vollkasko hakkında uzun uzun bilgilendiriyor. Almanya’daki gibi herşey içinde almıyorsunuz arabayı.

Bu yıl ilk defa Madrid’de terminallerin birbirine ne kadar uzak olduğunu farkettim. Biz T1 de iniş yaptık ama arabayı T4’ün park yerinden teslim aldık. Madrid’e vardığınızda araba kiraladığınız şirketi bulamıyorsanız panik yapmayın. Havaalanında sorunca herkes tarif ediyor. İlk gidişimiz de sorup kolaylıkla bulmuştuk. Uçağınız T1’e inerse otobüse (Shuttle Bus) binip T4’e geçebilirsiniz.

 

 

İspanya’da deniz kenarında tatil yapmak Türkiye’de deniz kenarı otellerde tatil yapmaya benzemiyor. Rahatlıkla uygun fiyatlara bir ev kiralıyor, çok büyük masraflara girmeden tatilinizi yapabiliyorsunuz. Biz her zamanki gibi www.booking.com sayfasından evimizi seçtik. Ev kiralarken değerlendirmelere ve yorumlara dikkat edin. Biz şimdiye kadar tuttuğumuz hiçbir evden pişman olmadık.

 

İspanya’da ilk geceyi havaalanına 15 dakika uzakta Vértice Roomspace adlı otelde geçirdik. Otel temiz ve modern. Biz beğendik. Sadece otelin altındaki otoparkı pek umduğumız gibi değildi. Park yeri çok dar olduğundan ve gece yarısı bir çok araba parketmiş olduğundan anacaddeye parkettik. Zaten amaç sadece geceyi otelde geçirmek, sabah hareket etmekti. Dönüşte de son gece bu otelde konakladık.

 

İlk işimiz Madrid’de alışveriş yapmak oldu. Şampuan, çocuk bezi, yara bandı gibi malzemeleri valizinize doldurup yük yapmanıza gerek yok. Hepsini marketlerden alabiliyorsunuz. Mercadona İspanya’nın meşhur marketlerinden biri. Onun dışında bir çok noktada Almanya’dan tanıdığımız Lidl de var.

 

MIJAS (tatil bölgesi)

 

 

Endülüs’te bu kez tercihimizi Mijas’tan yana kullandık. Madrid-Mijas arası arabayla dört saat. Denize yakın bir apartmanın bir daire kiraladık. (Daireyi görmek için tıklayın.) Mutfak, yatak odası, oturma odası ve balkon birarada olsa da ev çok ferahtı. İspanya’da evlerin önündeki havuzlar bir lüks değil. 8-10 katlı apartmanların bile havuzu var. Bizim tuttuğumuz apartmanın da havuzu vardı. Bizim gibi insanlar için havuz pek müsait olmasa da sabah 8’de kimsenin olmadığı saatte inip ufaklığı suya sokmuş olduk. Havuza haşemayla indikten sonra her ne kadar apartman görevlisinden ‚Bu şekilde havuza girmeyin’ uyarısı alsam da Almanya’da da haşemayla havuza giren kız kardeşim ‚Ben Almanya’da da bu şekilde yüzüyorum. Bu kumaş suya uygun bir kumaş’ deyip kadınla anlaştıktan sonra havuzun tadını çıkarttı 🙂

 

Kalacağımız yere varınca Endülüs hakkındaki önyargılarımız bir anda çöküverdi. Ağustos ayında çok sıcak olur diye düşünürken üfür üfür esen rüzgarla rahat bir nefes aldık. Almanya’dan daha serindi. Apartmanın beşinci katında olduğumuz rüzgarın esmediği bir ana denk gelmedik. Hava her zaman mı öyle yoksa bize mi denk geldi bilemedik. Sadece Mijas’tan ayrıldığımız gün çok sıcaktı.

 

Mijas’a gelme amacımız dinlenmekti. Zaman zaman ‚Keşke bir ay burda kalsak’ dediğim de oldu 🙂 Sabahları stressiz kahvaltımızı yapıyor, belirli bir planımızın olmadığı günlerde balkonda oturup saatlerce denizi izliyor, kitap okuyor, muhabbet ediyorduk. Her iki sözümüzden biri ‚Burası çok güzel’ di:) Aylar sonra dinlendiğimi hissettim.

 

Apartmanın altında ‚Mini Market’ yakınlarda Lidl ve Marcedona olduğundan rahatlıkla günlük alışverişinizi yapabiliyorsunuz. Zaten biz hanımlar tatilde pek mutfakta vakit geçirmesini sevmediğimiz için evde yemek yediğimiz günler için makarna gibi pratik yemekler pişirdik.

 

MIJAS (Şehir merkezi)

 

 

Havanın rüzgarlı olması denizi de etkilemişti tabi. Hedefimizde pek denize girmek olmasa da ‚Hadi o kadar geldik bir gidip bakalım’ deyip Marbella kıyılarında sakin bir yer bulup çadır kurduk. Hava şartlarından dolayı kumsallar sakindi. Dalgalar çok büyüktü. Denize girip yüzmek mümkün olmasa da en azından beyler serinlemiş, bebişler ilk kez denize girmiş oldu.

 

Kaldığımız yer Mijas’ın turistik bölgesi olduğu için köyünü de gezmek istedik. Mijas’ta eşekler çok meşhur. Yollarda hem gerçek eşekler var hem de eşek sembolleri. Turistleri atla değil eşeklerle gezdiriyorlar Mijas’ta. Öyle güzel bir kural uyguluyorlarki. Bir levhada eşeğe binme şartları yazıyor. Kilonuza göre eşeğe bindiriyor, hayvanlara eziyet etmiyorlar.

 

   

 

Manzarayı izleyebileceğimiz bir Cafe’de oturup birşeyler atıştırdık. Torpil olayları orada da geçiyor. Garson ne yaptı ne etti ‚Rezervasyon’ deyip terasa en yakın masaya oturtmadı bizi. Oturduğumuz süre boyunca kimse gelmedi o masaya:)

 

 

 

Şehirde biraz yürüyüş yapıp, ufak tefek hediyeler alıp ayrıldık köyden.
Öğle saatlerinde İspanya’da gezmek zor oluyor. Güneş vurduğu zaman akşamı yorgunluktan evde geçirmek zorunda kalabilirsiniz.

 

 

 

FUENGIROLA

 

 

 

E-Bike turu yapma hevesiyle kaldığımız yere 4-5 km uzaklıktaki Fuengirola şehrine gittik. Saat ücreti 9 Euro’ya (2 saati 10 Euro) E-Bike kiralayıp çevreyi gezebilirsiniz. Çok eğlenceli. Almanya’nın köylerinde çok daha keyifli olacaktır. Fuengirola’da trafiğe de çıkmanız gerekiyor. E-Bike ile 30 km yolculuk yaptık.

 

 

 

 

MARBELLA

 

 

Marbella turistlerin yoğun ilgi gösterdiği şehirlerden biri. Gündüz kumsalları dolduran turistler akşamları balık lokantalarını dolduruyor. Akşam yemeğini Garum adlı bir balık lokantasında yedik. Balık fiyatları 15-20 Euro arası değişiyor. Menüler Türk erkeklerini doyuracak cinsten değil. Tabaktaki balık küçüktü. Bizim beyler pek doymadı 🙂

 

 

 

Marbella’ya çok fazla vakit geçirmedik. Sahilde yürüyüş yaptıktan sonra Marbella’nın camiisine gittik. Allahım bu bölgede herşey beyaz. Cami bile. Benim gibi bir  beyaz tutkununun hayran kalmaması mümkün değil..

 

  

 MALAGA

Bir önceki gezimizde Malaga’yı gezmiştik. Bu kez sadece iskeleye bir kahve içmeye gittik. Biraz yürüyüş yapıp ayrıldık.

 

Yukarda belirttiğim masraflar dışında 200-300 Euro yeme içme masrafını gözönünde bulundurmanız gerekiyor. Alışveriş yapacağınız zaman Siesta vaktine dikkat edin. İspanya’da dükkanlar 14-17 (18) arası öğle paydosu yapıyor. Deniz kıyılarında sahil ürünleri satılıyor. Bir çok malzeme Almanya’dan daha uyguna satılıyor. Evinizde olmayan malzemeleri Almanya’dan alıp kendinize yük etmenize gerek yok:)

 

Hemen hemen her şehirde faytona binip şehri gezme imkanınız var. Biz bu kez binmedik.

Eskisi kadar bloga uzun vakit ayıramıyorum. Bir yazıyı yayınlamak günlerimi alabiliyor:) Genelde çocuğun uyku saatlerinde yazdığım için paylaşmayı unuttuğum bilgiler olabilir. Paylaşmak istediğiniz bilgileri veya soruları yorumlara veya mail yoluyla yazabilirsiniz.

Gezi yazısının devamını, yani Cebel-i Tarık‘ı okumak için tıklayın.

Geziden daha fazla fotoğraf görmek için tıklayın.

 

5 Mayıs 2016 tarihinde yazıldı.

Bu yazı 178 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*