Kına gecesi hazırlığı.. Detaylar detaylar..

Kına gecelerini hiç sıcak bir bakışaçım olmadı. Her ne kadar kına yakmanın manası güzel de olsa kınalar içerik bakımından çığrından çıkmış durumda. En azından Almanya’da öyle. Saat 15’de başlayıp gece 1’de 2’de biten kına geceleri.. Kiralanan salonların tuvaletlerini sigara dumanından içeri girilemez hale getiren sağa sola sigara izmariti atan konuklar, tuvaletleri tuvalet kağıdıyla tıkayan çocuklar.. Dansöz yarışmaları.. Oynarken kendinden geçen kılığını kıyafetini sağa sola fırlatan kadınlar.. Pardon neyin kafasını yaşıyoruz:)? Saygı duymak lazım:-) Uzak durma nedenlerimden bazıları bunlar sadece..

 
Bir önceki yazıda belirttiğim gibi düğün hazırlıklarına başladığımızda kına gecesi yapıp yapmama konusunda kararsızdım. Annem gazı verince organizasyon yapmak için bir bahanem oldu 🙂 Beni tanıyanlar bilir organizasyon sevgimi. Yalnız bu yazıdaki bilgiler dört yıl öncesine, Almanya’da düzenlenen bir kına gecesine ait. Kınalar şuan ne durumda bilmiyorum. Sadece tecrübelerimi paylaşıyorum, belki işinize yarar.

Üniversiteyi bitirmek için tez yazdığım dönemde bir yandan tezimi yazıyor, molalarda düğün organizasyonumu yapıyordum. İnternette yaptığım araştırmaların ardından bir plan yaptım. Kına programı nasıl olacak? Kınada ne ikram edilecek? Malzemeler nereden alınacak? vs. Organizasyonu iyi bir arkadaşınız varsa kına gecenizi toptan ona emanet edebilirsiniz. Plan kısmına ne kadar çok kişi el atarsa o kadar çok karışıklık olabilir. Planı yaptıktan sonra kına gecesinde arkadaşlarım arasında görev dağılımı yaptım. Haklarını ödeyemeyeceğim arkadaşlarım sayesinde beş yüz kişinin davete icabet ettiği kına gecesinin altından kalkabildik.

Kına gecenizi büyük bir salonda yapacaksanız iyi bir plan yapmalısınız. Herşeyi oluruna bıraktığınız takdirde kınadaki aksaklıklara da göz yummanız gerekecek. Benim saat 16’da başlayıp 22’de kınanın yakıldığı kına gecelerine çok fazla tahammülüm olmadığından herşeyi zamanına ve konukların keyfine göre hazırlamayı tercih ettim.

 

Plan aşaması:

Plana başlarken kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
– Kına gecem nerede ve kaç kişilik olacak?

– Salonla yapılacak görüşmede neler konuşulacak? (Müziğin sesi kaçtan itibaren kısılmalı? Mum yakmaya izin var mı? Temizlik nasıl yapılmalı? Salonun catering servisi var mı? Hazırlık için salona bir gün öncesinden girilebilir mi? vs.)

– Programın içeriği nasıl olacak? (İkram, eğlence, kına vakti vs.)

– Kınada kimler yardımcı olabilir?

– Ne ikram edilecek?

– Salon nasıl süslenecek?

– Müzikle kim ilgilenecek?

 

Büyük bir kına yapacağım için Mannheim’da Rüya Düğün Salonu’nda yapmaya karar verdim. Tarih belirlenmiş, hazırlıklar başlamıştı. Herşey salona ait olacaktı. Salonun süslemesi, servisler, çekim vs. Kınaya bir kaç ay kala salonun tadilata giriyor olması bütün planlarımızı altüst etti. Tadilatın kına tarihime kadar bitip bitmeyeceği muallakta olduğu için son anda farklı bir salon tutmak zorunda kaldık. Salonun görüntüsü hoşuma gitmese de konuk sayısından ötürü başka salon bulamadık. Siz siz olun mutlaka bu tarz işlerinizi direk kendiniz halledin. Bir tanıdığım üzerinden ayarladığım salonun bulaşık makinesi olmadığını kınaya bir gün kala öğrendim! Servis ayarlanmıştı bir kere. Porselen tabak, cam bardak ve çelik çatal kaşık kullanılacaktı. Tuttuğum bu salonla birlikte bir çok işi üzerime almış oldum. Çok şükür çevrem yardımlarıyla yükümü hafifletti. Arkadaşlarım ve ablalarım unutamayacağım bir fedakarlık gösterdi.

 

Alışveriş:

Nikahımı İstanbul’da yaptığım için kına için gerekli malzemeleri de İstanbul’dan aldım. Kına kutularımı ve üzerine yapıştırdığımız etiketleri internet üzerinden verdiğim bir sipariş üzerine Ankara’dan İstanbul’a geldi. Bavula koyması kolay olsun diye kutuları şablon şeklinde aldım. Eminönü’nden küçük poşetler içinde kına ve kutuları süslemek için kurdele boncuk aldım.

dsc_0038_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

Alışverişe vakit ayırmasını sevmediğim için Eminönü’nde yol üstünde gördüğüm ilk yerden kına örtüsü ve eldivenleri aldım.

 

Kına hazırlığı:

Hazırlıklar kınadan iki hafta önce başladı. Masalarda herkesin tabağına bir tane el kurabiyesi koymak istediğim için toplam 420 adet el kurabiyesi pişirdim. Paketleme yaparken kırıla kırıla 390 tane kaldı 🙂 Bir kısmını tek başına süslemeyi başarabilsem de kalan kısmı için yardıma ihtiyacım oldu.

Kınaya bir hafta kala Cumartesi Günü evi imalathaneye çevirdik. Çok büyük desteklerini gördüğüm arkadaşlarım Sümeyra, Derya, Aysel, Aysun, Rukiye, Betül, Büşra, Fatma Abla ve kız kardeşim Büşra kurabiye süslemede, kına kutularını hazırlamada, peçete katlamada, çerez paketlemede, düğün tebrik kartlarını süslemede yardımcı oldu. Sabah 11’de başladığımız işlerimiz gece 1’de bitti:) Hala isyanlarını duyar gibiyim:)

Kına salonunun süslemesini Etka Organizasyon yaptı. Sevgili Sema Abla sabahtan akşama kadar kına salonunda koşturdu durdu. Bir gün öncesinden hazırladığımız salonda yine çevremin büyük desteğini gördüm.

Kına gecelerinde genelde pide dağıtıldığından ikramın biraz farklı olmasını istedik. Açık büfe için ise tanıdıklarımızdan destek almamız gerekiyordu. Desteklerini esirgemeyen onca ablam ve arkadaşım oldu. Sadece büfeye getirdikleri yiyeceklerle değil, serviste de onca yakınım büyük destek verdi. Bulaşık makinesinin olmadığını gören ablalarım kollarını sıvayıp ikram sonrası bütün bulaşıkları yıkadı. Hakkını ödeyemeyeceğim bu güzel insanlardan Rabbim razı olsun.

 

Kına Gecesi:

dsc_0104_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

dsc_0052_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

Ortaya şöyle bir program çıkmıştı:

18-19 Kapıda misafirleri karşılama, salonda Türk sanat müziği

19-20 Süpriz+Açık büfe

20-21 Kına merasimi

21-23 Eğlence
Kimseyi kına gecemde zorunlu oturtmak istemediğim ve çok gürültü istemediğim için kısa sürede bitecek bir kına gecesi programı çıkarttım. Misafirler 18’de gelmeye başladı. 18’den 19’a kadar kapıda misafirlerimi karşıladım.Bu sayede saatinde gelen herkesle görüşmüş olduk. Genelde gelinler dans pistinden inmediği için kim gelmiş kim gitmiş bilmez. Gelin için zahmet edip saatlerce yol gelen insanların bir “hoşgeldiniz” sözünü hakkettiğini düşünüyorum.

Türk Sanat müziğini koymamızın nedeni ise genelde insanlar kınalarda, düğünlerde görüşüp muhabbet etmek istiyor. Gürültüden herkes bağıra bağıra sohbet etmek zorunda kalıyor. İlk bir saat herkes özlemini çektiği eşi dostuyla muhabbet etsin istedik.. Diğer misafirler gelene kadar..

Kına bir süprizle başladı.. Bir arkadaşım dışında kimse süprizin ne olduğunu bilmiyordu. Sunucu yakın arkadaşlarımdandı ve “Arkadaşlarının Betül’e bir süprizi var” diye anons edecekti. Etmeden önce “Bir dakika benim bu süprizden niye haberim yok?” dedi:-) Aslında hiçbirinin haberi yoktu. Anonsu duyunca hepsi şaşkın şaşkın bakmaya başladı.. Kimdi bu süprizi hazırlayan arkadaşlar? 🙂

Sahneye konuştuğum bir video yansıtıldı. Arkadaşlar pür dikkat dinliyordu. O konuşmada süprizi açıkladım.

dsc_0072_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

Genelde arkadaş grubumuzda süpriz organize eden kişiliğimle tanındığım için arkadaşlarıma evlenmeden önce son süprizimi yapayım dedim ve 2003’den bu yana samimiyetim olan bütün arkadaşlarımla olan videoya çektiğimiz anılarımızı sene sene yayınladım. Kendini videoda gören herkes şaşırıyordu. Videolarda ben yoktum, onlar vardı:-) Senelerce iyiliğini gördüğüm, onları seçtiğim için pişmanlığını duymadığım arkadaşlarım… Bu sayede senelerdir biriktirdiğim fotoğraf ve video arşivim de işe yaramış oldu 🙂 Açıkcası artık kınalarda gelinin çocukluktan gelinliğe kadar yayınlanan fotoğraflarından herkes sıkıldı. Komik görüntülerin yer aldığı video salonda ilgi gördü. Bazı arkadaşlarıma kına esnasına ‘Aaa bu o videodaki kız’ diyenler bile olmuş:).

Kına başladıktan yarım saat sonra ikrama, bir saat sonra kına merasimine geçildi. Her ne kadar gençler kına gecelerine oynamak için gitse de orta yaş ve yaşlı grubu genelde kına merasimi için geliyor. Bir çok kişi kınadan ayrılmak istese de kına yakılmadan ayrılamıyor. O nedenle kına merasimini başa aldık. Önce yemekler yendi, ardından kına yakıldı. Alman arkadaşlarım ellerindeki mumlarla ilk defa kına merasimine şahit oldu. Annem kadar kayınvalidem de ağladı.. Ah anne olmak ne zor.. Kızı veren de ağlıyor, alan da..

dsc_0089_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

dsc_0118_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern-2

Kınanın ardından eğlenmek isteyenler oynamaya devam etti. Kına sonrası yüzümü yıkamak için salondan çıktım. Çıkış o çıkış. Bir daha geri dönemedim:) Geri dönerken kınaya yeni gelenlerle karşılamak, fotoğraf çekinmek, gidenleri uğurlamak için kapıda kaldım uzun bir süre. Gelin masasında sadece videoyu izlerken oturdum. Oturmayacağımı bildiğim için o masanın olmasını hiç istemedim. Israrla masayı hazırladılar. Bir sürü emek.

Kınanın sonunda kızlar süpriz için içeri çağırdılar. Bir grup feracelerle çıkmış sahneye, üzerlerine de resmimi yapıştırmış ‘Ah Kalbim’ şarkısını “Betülsün” diye çevirmiş söylüyor. Çok güldük hallerine 🙂 O nasıl bir cesaret öyle 🙂

dsc_0350_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

dsc_0366_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

dsc_0065_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

Kınadaki en büyük fedakarlığı kız kardeşim yaptı. Kınalarda en çok çocuklar perişan oluyorlar. Onları bu kalabalıktan uzak tutmak ve can sıkıntılarını gidermek için oyun standları kurdu. Kına boyunca alt katta çocuklarla birlikte oyun hamurlarıyla oynadı, resim ve elişleri yaptı. Anneleri de arada gelip yardım etmişler. Salona bir tane bile çocuk girmedi. O kadar meşgullerdi 🙂 Ben ise biricik kızkardeşimi sadece kına merasiminde ve kınanın sonunda görebildim. Bu konuda uzman olduğu için ve ısrarla kendisi yapmak istediği için dışardan birisini çağırmadık. Sanırım dışardan biri gelseydi ondan daha da iyi yapamazdı. Çocuklar onu tanıdığı için yanından ayrılmıyorlardı.

dsc_0116_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

dsc_0118_bildgro%cc%88se-a%cc%88ndern

Kına 23’de sona erdi. Büyük bir kına düzenlemek için bu işten anlayan bir ekibe ihtiyacınız var. Haklarını ödeyemeyeceğim 20-30 kişi sadece organizasyon işlerinde koşturdu. Bir o kadar insan toplama işlerine yardım etti. Vaktimiz gece 3’e kadar salonu toplamak ve temizlemekle geçti. Artık yürüyemiyordum. Düğüne ise saatler kalmıştı..

Düğün organizasyonunu okumak için tıklayın.

Bu yazı 512 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*