İftar sofralarının unutulan geleneği: Diş Kirası

 

 

Türk kültüründe adettendir, misafirliğe gidilen eve eli boş gidilmez. Bir de Osmanlı’dan kalma öyle bir geleneğimiz var ki, ilk defa duyanları şaşırtıyor. Osmanlı hanesine iftara gelen misafirlerini en güzel şekilde ağırlar, „Diş Kirası“ adı verilen hediyeleri vermeden uğurlamazdı.

Osmanlı Döneminde Ramazan aylarında eve gelen misafirlere büyük önem verilirdi.Misafirlerini iyi ağırlamak ve memnun etmek isteyen Osmanlı misafirlerini en güzel şekilde ağırlardı. Osmanlı hanelerinde davet edilen misafirlerin yanısıra fakir halka da iftar verilirdi. Zengin sofralarda ağırlanan misafirler „Diş kirası“ adı verilen hediyeleri almadan uğurlanmazdı. Ev sahibi misafirleri için kadife keselere gümüş yüzükler, gümüş tabaklar, tesbihler, akçe ve altınlar koyar misafirlerine takdim ederdi. Misafirler „Kesenize bereket“ şeklinde dua ederek haneden ayrılırdı.

Diş kirası deyince aklınıza bildiğimiz kira gelmesin. Osmanlı „Ev sahibi sevap kazansın diye misafir pek çok zahmet çekti. Dişi yoruldu“ düşüncesiyle misafirlerine hediyeler ikram ederdi. Zerafet ehli Osmanlı Ramazan ayında cömertliğini ve hayrını arttırır, verdiği hediyelerle muhtaçları sevindirirdi. Muhtaç durumda olan misafirlerine sadaka niyetine de diş kirası verilirdi. Böylece misafir sadaka olduğunu bilmeyecek, diğer misafirlerin yanında ezilmeyecekti.

Sofralarınızı diş kirasıyla süsleyin

Almanya’da „Nerede o Türkiye’deki Ramazanlar“ deyip hayıflanmak yerine Ramazan ayını geleneklerimizle daha da güzelleştirebiliriz. Bir çoğumuzun unuttuğu „Diş Kirası“ geleneğini bir kez daha hayata geçirmek için Ramazan ayı büyük fırsat. Misafirleriniz için hediye paketleri hazırlayabilir, üzerine misafirinize ziyaretini hatırlatacak yazılar veya Hadis-i Şerifler yazalabilirsiniz. Bilhassa iftara davet ettiğiniz Alman misafirlerinize takdim ettiğiniz hediyelerle Osmanlı geleneğini tanıtabilirsiniz. Günümüzde akçe veya altın hediye etmek mümkün gözükmese de kitap, not defteri, kalem, süs eşyası gibi ufak hediyeler verebilirsiniz.

 

08.07.2014 19:00

 

 

Bu yazı 387 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*