ÇOCUKLARI İNTERNETTE BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE: SİBER SALDIRI

 

 

Araştırmalara göre Alman okullarında her altı çocuktan biri en az bir kere siber saldırı mağduru.

 

Her beş çocuktan biri de en az bir kez başkasını internette mağdur etmiş. 14-16 yaş grubu gençler daha fazla siber saldırıya uğruyor. Birçok çocuk ve genç can sıkıntısından veya eğlenmek için okul arkadaşlarını internette küçük düşürüyor. Gençler amaçlarına ulaşmak için genellikle WhatsApp ve Facebook’u kullanıyor.

 

Siber saldırı (Cybermobbing), modern iletişim araçları üzerinden başkalarını aşağılama, tehdit etme, küçük düşürme, rahatsız etme olarak tarif ediliyor. Almaya´da okullarda çokça konuşulan “Cybermobbing” terimi yerine bazen “Cyber-Bullying”, “E-Mobbing” terimleri de kullanılıyor.

 

İnternet veya cep telefonu üzerinden yapılan siber saldırılara elektronik postalarda, sohbet sitelerinde, sosyal paylaşım sitelerinde ve video sitelerinde sıkça rastlanıyor. Cep telefonlarına gelen isimsiz küçük düşürücü mesajlar veya aramalar da birer siber saldırı şekli.

 

Araştırmalara göre Alman okullarında her altı çocuktan biri en az bir kere siber saldırı mağduru. Her beş çocuktan biri de en az bir kez başkasını internette mağdur etmiş. 14-16 yaş grubu gençler daha fazla siber saldırıya uğruyor. Birçok çocuk ve genç can sıkıntısından veya eğlenmek için okul arkadaşlarını internette küçük düşürüyor.

 

Gençler amaçlarına ulaşmak için genellikle WhatsApp ve Facebook’u kullanıyor. Paylaşılan küçük düşürücü yazı ve fotoğraflar sosyal medyada kısa sürede yayılıyor. Gençlerin amacı sadece eğlenmek olsa da, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde kişiye ait özel bilgilerin internette yayılması önemli sorunlar doğurabiliyor.

 

Siber saldırıda bulunan çocuk ve gençler arkadaş gruplarında ‘cool’ görülmesi en büyük etken olarak biliniyor. Ergenlik çağındaki birçok genç bu şekilde tanımlanmaktan hoşlanıyor. Okulda küçük düşürüldüğünde kendisini savunamayan gençler de intikam almak için siber saldırı uygulayabiliyor.

 

Kültürlerarası farklılıklar, sınıfın en başarılı öğrencisi, kilolu öğrenciler, kendini savunamayan çocuklar siber saldırı için malzeme olabiliyor. Bazı gençler daha fazla güçlenmek için olayla ilgisi olmayan arkadaşlarını da siber saldırıya ortak ediyor. Güç sahibi olmak, karşı tarafta korku oluşturmak siber saldırı yapan kişinin hoşuna gidiyor.

 

Sosyal medyada arkadaşları tarafından aşağılanan birçok çocuk ise okula gitmek istemiyor. İnternet yasağı almaktan korkan gençler internette yaşadıkları sıkıntıları aileleriyle paylaşmıyor. Araştırmalardan çıkan sonuç öğrencilerin büyük bir kısmının aileleriyle internetin tehlikeleri hakkında konuşmadıklarını gösteriyor.

 

Siber saldırının en tehlikeli yönlerinden biri de kız çocuklarını taciz eden yabancı erkekler. Yetişkin erkekler küçük kız çocuklarıyla aynı yaşta olduklarını söyleyerek onlarla uzun süre sohbet ediyor. Kız çocuklarının güvenini kazandıktan sonra gerçek hayatta da buluşmayı teklif ediyorlar.

 

ANNE BABALAR NE YAPMALI?

 

Siber saldırıya uğrayan çocuklarınızı yalnız bırakmayın, destek olun. Öfkeyle hareket etmeyin. Öfkeniz çocuğunuzda oluşan korkuyu daha da büyütür. Çocuğunuzun öğretmeniyle irtibata geçin. Siber saldırı için kullanılan Facebook gibi sitelere ‘Missbrauch melden’ bölümünden saldıran hesabı şikayet edin.

 

Sorun çözülmediği takdirde polise başvurun. Çocuklarınızı siber saldırının açtığı derin yaralar hakkında bilgilendirerek önlem almaya çalışın. Siber saldırının çocuk üzerinde oluşturduğu olumsuz etki yıllarca devam edebilir.

 

BETÜL ÖZDEMİR / MEDYA PEDAGOGU 

05.06.2014 07:30

 

Bu yazı 148 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*