Eğitim dünyası, Didacta Eğitim Fuarı’nda bir araya geldi

 

Stuttgart Uluslararası Fuar Merkezi’nde başlayan Avrupa’nın en büyük eğitim fuarı Didacta büyük ilgi görüyor. Çok sayıda eğitmen, eğitimci ve üniversite öğrencisinin akın ettiği fuar yarın sona eriyor.

 

Didacta Müdürü Reinhard Koslitz’in dediği gibi bu fuar, Alman eğitim ekonomisinin ne kadar ilginç, yenilikçi ve verimli olduğunu gözler önüne seriyor. Eğitimciler burada anaokulu, okul ve işyerlerinde işlerini kolaylaştırıcı her şeyi bulabiliyor. Aileler de çocuklarının eğitimi hakkında bilgilendiriliyor. Fuardaki konferans, seminer ve panellerde ise eğitim etrafında dönen birçok konu konuşuluyor, tartışılıyor.

 

Dokuz yüz standın yer aldığı fuarda dijital eğitim ön planda. Birçok stantta okul ve anaokullarında kullanılabilecek yeni medya araçlarına rastlamak mümkün. Fuarın en büyük salonları üç ve beş numaralı salonlar. Buralarda okul ve yükseköğretim okullarıyla ilgili ürünler tanıtılıyor. Çok sayıda okul kitabı, dijital ders programları, ders malzemeleri, mobilya ve oyuncaklar görücüye çıkıyor.

 

Fuarın en renkli salonlarından olan üç numaralı salonda ziyaretçileri anaokulu ve okul ürünleri bekliyor. Ziyaretçiler anaokullarında kullanılan ürünleri yakından inceleyebiliyor, okul öncesi eğitim konseptleri hakkında bilgi sahibi olabiliyor.

 

Dört numaralı salonda bakanlık/enstitü/organizasyon stantlarında çeşitli eğitim konseptleri tanıtılıyor. Meslek eğitimi stantlarının yer aldığı altı numaralı salonda ise çok sayıda sunum dinlemek mümkün.

 

Yeni teknolojilerin tanıtıldığı sekiz numaralı salonda ise dijital eğitim enine boyuna konuşuluyor. Fuar 9.00-18.00 arası ziyarete açık. Günlük fuar kartı 15 Euro. Öğrenciler, 6-15 yaş arası çocuklar ve emekliler için bilet 8 Euro.

 

Yarın sona erecek fuarda özellikle ana dilde ve çift dilde yazılmış kitaplar, eğitim teknolojisi ve Pangea standı ilgi çekiyor.

 

ANAOKULUNDA ÇOCUKLARA TÜRKÇE KİTAP OKUYUN

Fuarda ilgi çeken stantlardan biri de Netzwerk Mehrsprachigkeit e.V. (Çok dillilik Ağı) standı. Stantta Almanca, Türkçe, Rusça, Arapça, Hintçe gibi çeşitli dillere çevrilmiş kitaplara rastlamak mümkün. Farklı yayınevlerinin yayınladıkları çift dilli kitaplar bu stantta bir araya gelmiş.

 

Stant yetkilisi Patricia Hahne-Wolter, çift dilli kitap yayınlayan Schau Hoer yayınevinin sahibi. Çift dilliliğin önemine vurgu yapan Hahne-Wolter ailelere evde Türkçe konuşmalarını ve Türkçe kitap okumalarını tavsiye ediyor. Hahne-Wolter, “Ana dil sevgi dilidir. Çocuk, kalbinde yatan dili sever. Ben şimdiye kadar göçmen ailelerin çocuklarının başarılı olması için onlarla sadece Almanca konuşmaları gerektiği yönünde hiçbir bilimsel araştırma görmedim. Ana dilini iyi öğrenen çocuk diğer dilleri daha kolay öğreniyor.” diyor.

 

Çocukla evde bir kişinin Türkçe, diğerinin Almanca konuşmasını tavsiye eden Hahne-Wolter, sadece Türkçe konuşulsa bile çocuğun er-geç anaokulunda Almanca öğrendiğini söylüyor. Çocuklarla Türkçe konuşmayı yeterli görmeyen Hahne-Wolter‚ “Çocuklarınıza Türkçe veya çift dilli kitaplar okuyun. Böylece hem anadillerini hem de Almancayı kitaplarla doğru bir şekilde öğrenirler. Çocukların iyi derecede Almanca öğrenmesi şart. Aksi takdirde şansları kısıtlanır.” uyarısında bulunuyor.

 

Çift dilli eğitimin Almanya’da her geçen gün değer kazandığını da söyleyen Hahne-Wolter, birçok kişinin tek dilli yetiştiğinden insanların çift dilliliğe korkuyla yaklaştığını düşünüyor. Yayıncıya göre çok dillilik çocuğun okuldaki başarı potansiyelini de arttırıyor. Önemli olan çocuğun ana dilini iyi bir şekilde öğrenmesi. Bazen çocuklar iyi duyamadıklarında veya telaffuz edemediklerinde de dil sorunu yaşayabiliyor. Almanca bilmeyen anne- babadan Almanca konuşmasını beklemek ise anlamsız.

 

Anaokullarında anne-babaların dil çalışmaları yapabileceğini söyleyen Hahne-Walter, “Bazen anneler Almanca konuşamadığında eğitmenlere ana dilin önemini de anlatamıyor. Türkçeye önem verdiğinizi göstermek için elinize çift dilli bir kitap alıp anaokuluna gidin. Bir Alman anneyle birlikte çocuklara her iki dilde de kitap okuyun.” açıklamasında bulunuyor. Hahne-Walter, birçok sorunun çeşitli kültürlere mensup insanların birbirlerini tanıdıkça aşılacağını düşünüyor.

 

TÜRK ANNE-BABALAR ÇİFT DİLLİ KİTAPLARA İLGİ GÖSTERMİYOR

Fuarda sergilenen çocuk kitaplarının arasında çift dilli kitaplar da var. Bu kitaplara yer veren stantlardan biri de Anadolu Verlag. Yayınevi, Avrupa ülkelerine, Avusturalya ve Amerika’ya kitap satıyor. Alman müfredatına uygun kitap yayınlayan yayınevi, okullarda kullanılan Türkçe dersi ve din dersi kitaplarını yayınlıyor. 5 ila 8. sınıf arası derslerde kullanılan din dersi kitapları ilk defa Anadolu yayınevinde basılmış.

 

Stant yetkilisi Tolga Çelik, yayınevini otuz yedi yıl önce babasının kurduğunu söylüyor. Alman çocuk kitaplarının yıllar önce de çekici olduğunu söyleyen Çelik, “Bizim Türkçe kitaplarımız çok renksizdi. Çocukların kitaptan kopmasını istemedik. Dili basit kitaplar yayınlamak istedik.” diyor. Çift dilli kitaplar yayınlamaya ise on bir yıl önce başlamışlar. İlk yayınladıkları kitaplarla çok eleştiri almışlar. Ancak çift dillilik önem kazandıkça, yayınladıkları kitapların satışı artmış.

 

KIZIM KİTAP PAHALI, SANA DÖNER ALAYIM

Türk ailelerin kitaplara karşı ilgisizliğinden yakınan Çelik, başından geçen bir hadiseyi anlatıyor: “Fuarda bir anne küçük kızıyla standa geldi. Çocuk bir kitabı almak istedi. Annesi yanaşmadı. Kitabın fiyatı 5 Euro’ydu. Anne fiyatı pahalı bulunca çocuğuna dönüp ‘Kızım ben bunun yerine sana döner alırım’ deyip stanttan ayrıldı.”

 

Çift dilli çocuk hikaye kitaplarının 9,80 Euro’dan yüksek olmadığını söyleyen Çelik, “Kitabın ucuzu değil, kalitelisi alınır. Kitap çocuğa verdiğiniz değeri gösterir. Önemli olan kitabın çocuğu bilinçlendirmesi, okumayı sevdirmesi. Almanlar kitap alırken fiyatını sormadan alıyorlar. Türkler 5-6 Euro’luk kitaplarda bile pazarlık yapmak istiyor.” diyerek sitem ediyor. Standı şimdiye kadar hep Almanlar ziyaret etmiş, çok az Türk ziyaretçi ağırlamışlar.

 

Yayınevi toplam 14 dilde yayın yapıyor ve 200’ün üzerinde Türkçe-Almanca çocuk kitabı yayınlıyorlar. Anaokulları ve kütüphaneler çift dilli çocuk kitaplarına ilgi gösteriyor. Çelik en fazla ilginin Kuzey Ren Vestfalya’dan, en az ilginin ise Bavyera eyaletinden geldiğini söylüyor. Türk ailelerin Türkçeye gerektiği değeri göstermediğini düşünen Çelik, eğitimcilerin aileleri iki dilliliğe teşvik etmesi gerektiğini söylüyor. Çelik yeni nesil anne-babalardan ise ümitli.

 

AKILLI TAHTALAR DERSLERİ EĞLENCELİ HALE GETİRİYOR

Birçok stantta dijital medya araçlarına rastlamak mümkün. Bir numaralı salondaki akıllı tahtalar ve bu tahtalarda kullanılan ders anlatım programları hayli ilgi çekici. Akıllı tahtalar için hazırlanan dijital ders anlatım programı üreticilerinden biri de Kids Interactive.

 

Stant yetkilisi Martin Fache, ürettikleri ‘Atlas’ adlı programı tanıtıyor. Programda Almanca, İngilizce, Coğrafya gibi çeşitli okul dersleri yer alıyor. Programdan öğretmenler de memnun, öğrenciler de. Akıllı tahtaları dokunmatik yönü çekici kılıyor. Program sadece akıllı tahta veya projeksiyon ile kullanılıyor.

 

Fache’ye göre programda en çok Coğrafya dersi ilgi görüyor. Öğretmenler çeşitli ülkelerin haritalarını birkaç saniyede büyütüp, küçülterek dersi verimli hale getirebiliyor. Programın dünya atlasından daha uygun olduğunu dile getiren Fache, “Dünya atlası almak isteseniz en az 300 Euro ödemeniz gerekir. Bu programın maliyeti 150 Euro.” diyor.

 

İngiltere’de okulların yüzde 80’inin dersleri dijital medyayla işlediğini söyleyen Fache, “Almanya’daki okullarda dijital eğitimin yaygınlaşması zaman alacak. Bazı okullar dijital eğitimin maliyetini kaldırabilecek durumda değil.” şeklinde konuşuyor.

 

Çocukların dijital bir dünyada yetiştiğine dikkat çeken Fache, dijital medyanın okullarda zamanla daha fazla önem kazandığını dile getiriyor. Stantta tanıtılan Camden Market adlı İngilizce kitabı da eğitime farklı bir boyut katıyor. Kitap yeni medya aracı tablet ile birlikte kullanılıyor. Öğrenciler kitapta anlamadıkları sayfaları tabletlerindeki bir uygulamayla taratıyor. Tarattıkları sayfa tablette açılıyor. Öğrenci konuyla ilgili daha fazla bilgiye kitabın uygulamasından ulaşıyor.

 

PANGEA MATEMATİK YARIŞMASI ZİYARETÇİLERİNİ YARIŞMAYA BEKLİYOR

Pangea Matematik Yarışması stant ziyaretçilerini matematik sorularıyla karşılıyor. Standa uğrayan ziyaretçilere basit matematik soruları soruluyor. Soruları doğru cevaplayan ziyaretçiler ödüllendiriliyor. Bilgisayarda üç soruyu doğru cevaplayan ziyaretçilere matematik sorularından oluşan bir kutu oyun kartı hediye edilirken, bir soru cevaplayan ziyaretçilere ise kahve ikram ediliyor.

 

Standı farklı branşlardan çok sayıda öğretmen, okul müdürleri, anaokulu öğretmenleri, pedagog ve öğretmenlik bölümünde okuyan öğrenciler ziyaret etmiş. Avrupa çapında yapılan yarışmaya bu sene 18 ülkeden 360 bin öğrenci katılmış. Geçen sene Almanya´da 620 okuldan 70 bin öğrencinin katıldığı yarışmaya, bu yıl bin 300 okuldan 3.-10.sınıf arası toplam 110 bin öğrenci katılmış.

 

Soruların çok zor olmadığına dikkat çeken stant yetkilisi Ersan Işıkoğlu, “Her öğrenci soruların en az yarısını çözebiliyor. Hedefimiz çok sayıda öğrencinin yarışmaya katılmasını sağlamak, Matematik dersini sevdirmek ve motive etmek.” diyor.

 

Matematikte çok iyi olmayan öğrencilerin de katıldığını söyleyen Işıkoğlu, öğrencilerin genellikle iyi sonuçlar aldığını ifade ediyor. Yarışmayı diğerlerinden farklı kılan ise okulların hiç bir ücret ödemeden yarışmaya katılabiliyor olması.

 

Stantta geçmiş yıllarda yarışmada sorulan sorulardan oluşturulmuş soru kitapçıkları da var. Stant bir numaralı salonda 1C86 numarada ziyaretçilerini bekliyor.

 

BETÜL ÖZDEMİR / STUTTGART

27.03.2014 22:30

KAYNAK: ZAMAN

Bu yazı 104 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*