Bloglarında Almanyayı Türkçe ile tartışıyorlar

 

Kişisel blog açma Almanya’daki Türk gençleri arasında da yaygınlaşıyor. Blogunda Almanca yazılar yayınlayan Türk gençleri Alman medyasının gündemine de oturmuş durumda. Ancak bloğunda Türkçe yazan gençlerin sayısı da hayli fazla. Blog dünyasını yakından tanımak ve gençlerin neden Türkçe yazdığını ortaya çıkarmak için blogcularla görüştük.

 

Kişisel blogların sayısı gün geçtikçe artıyor. Yazı ve görüntülerin paylaşılabildiği Blog diye adlandırılan sanal günlük furyası Almanya’daki Türk gençleri arasında da esmeye başladı. Blogunda Almanca yazılar yayınlayan Türk gençleri bu yıl Alman medyasının gündemine oturmuş, göçmen genç neslin blogları üniversitelerde araştırma konusu oldu. Bloglarında Türkçe yazılar kaleme alan üniversite öğrencileri de var.

 

Reutlingen Üniversitesi son sınıf öğrencisi Musa Öztürk “Şemsamer” adlı blogun sahibi. Blog iki yıl içinde yaklaşık on beş bin kez ziyaret edilmiş. Öztürk blogunda Almanya’nın güncel konularına yer veriyor. İki sene önce blogculuk yapan bir arkadaşının teklifiyle Şemsamer’i kuran Öztürk’e blogunun adının neden ‘Şemsamer’ olduğunu şöyle açıklıyor: “Şemşamer, İçanadolu’da ayçiçeğine verilen isim. Hem muhabbet ortamının vazgeçilmezi olan çekirdeğin hastası olduğumdan hem de yönünü güneşten ayırmayan ayçiçeğine karşı olan hayranlığımdan dolayı bu ismi tercih ettim.”

 

Öztürk’ü blog kurmaya iten sebeplerden biri de internette değişik platformlarda siyasi, kültürel, dini veya spor ile ilgili tartışmalara katılmayı sevmesi olmuş. Yorum yapmayı sevdiğini söyleyen Öztürk, “Tetikleyici bir olay olduktan sonra kendimi ifade etmeden duramıyorum.” diyor. Öztürk için yazdığı yazının yayınlanması önemli değil. Yazarak rahatladığını söyleyen üniversite öğrencisi, “O an yazmam gerekiyor. Lisedeyken resim çizerdim öyle anlarda. Bu zamanla yazmaya dönüştü” şeklinde konuşuyor. Öztürk blogda yazı yazmayı kendine vazife edinmiş. Yazılarını Türkçe yazan üniversite öğrencisi kendini Türkçe daha iyi ifade ettiğini belirtiyor.

 

“BU SAYEDE SESİMİ DUYURABİLİYORUM”

Sümeyye Demir de kişisel blog açan üniversite öğrencilerinden. Frankfurt Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimi alan Demir bir senedir “sumeyyedemir” adlı blogda yazılarını yayınlıyor. Yazılarını Almanca ve Türkçe yazan sosyoloji öğrencisi, bu şekilde daha fazla kişiye ulaşacağına inanıyor. Demir blogunu düşüncelerini toparlayıp derlemeye yardımcı olacağını düşünerek kurmuş. Farklı konulara ilgi duyduğunu belirten Demir, “Blogu, ilgilendiğim konular üzerinde yazı yazmak için kurdum. Özellikle mesleki anlamda faydalı olacağını düşündüm. Sosyolog olarak doğru bilgiyi insanlara sunma görevim var diye düşünüyorum” diyor. Blogun bu imkânı sunduğunu dile getiren öğrenci, bu şekilde kendi sesini doğrudan duyurabildiğini ifade ediyor.

 

Demir hem blog yazarı hem de sıkı bir blog takipçisi. Diğer bloglardaki yazıları da severek takip ediyor. Blogunu zaman darlığından dolayı tam anlamıyla canlandıramadığını düşünen Demir, ileride toplumsal, kültürel ve tarih ile ilgili yazdığı yazıları yayınlamak istiyor. Dünyada olup bitenleri bloglardan da takip ettiğini söyleyen sosyolog, “Alternatif medyanın içinde bloglar da önemli yer alıyor. Haberlere takılı kalmaktansa her şeyi yeniden ve baştan düşünmek gerektiğine inanıyorum. Bloglarda üreten ve tüketen birbiriyle iletişim halinde olabiliyor. Bilgi akımı tek yönlü olmuyor. Bir blogda fikirler daha çok ön planda oluyor“ ifadelerini kullanıyor. Demir dünyanın çeşitli bölgelerinden, kültürlerinden bir blog aracılığı ile çeşitli konular üzerinde, yaşam ve toplum hakkında bilgi ve tecrübe almaktan hoşlandığını söylüyor. Demir’in hedefi, blogunda dört dilde yazılar yayınlayarak daha büyük bir kitleye ulaşmak.

 

29.10.13

Bu yazı 188 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*