Kanunu ile Almanların gönül teline dokunuyor

 

Son yıllarda yükselişe geçen rap müziğini saymazsak Almanya’daki Türklerin musikiyle ilişkisi geleneksel halk sazı bağlama üzerinden ilerler. ‘Çocuğumun memleketi ile bağı kopmasın’, ‘kültüründen uzakta yetişmesin’ düşüncesinden midir bilinmez ailelerin büyük kısmı çocuklarının eline küçük yaşta bir bağlama tutuşturuverir.

 

Hemen her şehirde açılan bağlama kursları da bu durumun en büyük göstergesidir. Bu tabloya oldukça alışkın olduğumuzdan olsa gerek, 12 yaşından beri kanun çalan ve Almanya gibi bir yerde hatırı sayılır bir hayran kitlesine ulaşan Muhittin Kemal Temel’i tanıyınca şaşırıyoruz.

Almanya’da doğup büyümüş, küçük yaşlardan beri kanun çalan Temel, alanında oldukça başarılı bir müzisyen. Yüze yakın bestesi olan Temel, bugünlerde albüm hazırlığı içerisinde. Mannheim ve çevresinde yakından tanınan Temel, aynı zamanda Şark Müzik Akademisi’nin (OMM) kurucularından birisi. Frankfurt Üniversitesi’nde Müzik Bilimleri okuyan Temel’i daha yakından tanımak için kendisiyle bir röportaj yaptık.

İlk defa beş yaşında sahneye çıkmış azimli müzisyen. Müziğe olan ilgisini fark eden ailesi onu Udî Şerif Muhittin Targan’ın Pforzheim’da ikamet eden talebesi İsmet Alparslan ile tanıştırmış. Böylelikle beş yaşında gerçek manada müzik eğitimi başlamış. Yirmi sekiz senedir Türk müziğinin içinde yer aldığını söyleyen Temel, oldukça da mütevazi, “Türk müziğini tam anlamıyla bildiğim söylenemez” diyor. Halk onu müziğinin yanı sıra kişiliğiyle de seviyor. Her müzisyenden feyiz aldığını belirten mütevazi müzisyen, kendisine İnce Saz Grubu kurucularından Cengiz Onural’ı örnek alıyor.

 

GÖKSEL BAKTAGİR İLE TANIŞMAM DÖNÜM NOKTASIYDI

 

On iki yaşında Kanun’la tanışan usta müzisyen “Enstrüman sizi bulur, siz enstrümanı bulmazsınız. O, ilk görüşte aşktır. Enstrümanın kişiliğiniz üzerinde müthiş bir etkisi vardır. Örneğin kanunun yetmiş sekiz teli vardır. Hepsini akort etmeniz gerekir. Ciddi manada sabır ister” diyor. Müzisyen olmanın ilk şartının çok çalışmak olduğuna inanan Kanunî, eğitim almadığı dönemde aylarca beğendiği taksimleri dinleyip kendini geliştirmeye çalışmış. Bir süre sonra İzmir’de usta müzisyen Göksel Baktagir tanışmış. Genç müzisyen bu tanışmayı hayatının dönüm noktası olarak değerlendiriyor.

Girit Adası’nda aldığı eğitimin ardından 2008 yılında Mannheim’da müzisyen Mehmet Ungan ile Şark Müzik Akademisi’ni kurma kararı almışlar. Amaçları dil, din, ırk ayırt etmeden insanlara müziğin güzelliklerini sunmak olmuş. Usta müzisyenler tarafından verilen ney, kanun, ud dersleri kısa sürede ilgi çekmiş. Bilhassa konserlerde Alman müzikseverler ön sıralarda yerlerini almış.

Belli aralıklarda Girit’te Cengiz Onural, Murat Aydemir, Derya Türkan gibi Türkiye’nin tanınmış müzisyenleriyle bir araya gelen Temel, zamanla müzisyenleri Mannheimlılarla buluşturmaya başlamış. Birçok usta müzisyenin sahne aldığı “Evliya Çelebi-Seyahatname” konseri oldukça ilgi görmüş. Avrupa’ya anlayacağı dilden konuşulması gerektiğini belirten Temel “Dede Efendi veya Seyahatname yazınca doğal olarak kimse anlamıyor. Ama müzikle bu işi başarabiliyorsunuz” diyor.

 

KANUN SAKSAFON TRAMPET VE PERKÜSYON AYNI SAHNEDE

 

Türk müziğinin Almanya’da senelerce layıkıyla temsil edilemediğini ve kanunun pek tanınmadığını söyleyen usta müzisyen “Kanunun ismini soran Türklerle bile karşılaşıyorum. Avrupa’da Türk müziğini yüksek seviyede taşıyabilmek zor. Bir ülkede müziğinizi tanıtmak istiyorsanız uzun bir nefes almanız gerekir. Bir iş çok çabuk eleştirilir” şeklinde konuşuyor.

Müzik hayatında başarılı adımlar atan Temel 2009 yılında müzisyen arkadaşlarıyla “LebiDerya” grubunu kurmuş. Bir de albüm çıkartmışlar. Grubu farklı kılan özellik ise besteleri ve kullandıkları enstrümanlar. Kanun, saksafon, trampet ve perküsyonun birleştiği grup kültürleri birleştiriyor. Dört farklı karakterin ve fikrin bir araya geldiğini söyleyen Temel “LebiDerya ile biz mevcut olan köprüleri iplere astık. Köprüleri sağlamlaştırdık. Umarım LebiDerya kültürel misyonunu kaybetmeden yoluna devam eder” ifadesini kullanıyor.

 

MÜZİK BENCİLLİĞİ KALDIRMAZ

 

Müzikte “Benim” sözcüğünü kullanmanın tehlikeli olabileceğini söyleyen Temel, bir müzisyenin çok iyi bir enstrüman çalabileceğini ama her şeyi de bilemeyeceğini söylüyor. Bencillikle yola çıkılmaması gerektiğinin altını çizen Kanunî “Tek amaç müziğin has ve temiz halini mümkün mertebede en iyi formuyla gösterebilmek olmalı. Müzisyenin başka bir düşüncesi olmamalı. Müzik bencilliği kaldıramaz” diyor.

Almanya’da Türk müzisyen olmanın kolay olmadığını dile getiren Temel “Benim ismim Muhittin Kemal. Ben ister Alman vatandaşı olayım ister olmayayım, ismimi söyleyince belli bir çekmeceye konuyorum. Ama önemli olan zor olan yerde mücadeleyi sürdürmek. Önünüz kapanıyorsa değişik yollar denemelisiniz. Görüş ayrılığı her zaman olacaktır. Onun yerine hoşgörüyü koyarsanız çok büyük bir yol kat edersiniz. Hatta belki bir gün Almanya’da çok büyük bir sanatkâr olursunuz. Yeter ki siz isteyin” şeklinde konuşuyor.

 

ALMANCA MAKAM KİTABI YAZMIŞ

 

Türk müziğini Almanya’da tanıtmaya çalışan genç Kanunî, bir de Almanca makam kitabı yazmış. Herkesin anlayabileceği bir dilde yazılan kitap çok yakında ‘Das türkische Makamsystem’ adıyla piyasaya çıkacak. Temel bugünlerde Mannheim’da önemli bir konser hazırlığı içinde. Tüm gelirlerinin Girit’teki müzik okuluna bağışlanacağı ‘Benefiz ve CD Release’ konserinde, Temel’in “Emotion’s” adlı albümünde yer alan Cengiz Onural, Derya Türkan, Murat Aydemir, Yurdal Tokcan, Mehmet Yalgın, Muhittin Kemal Temel gibi önemli müzisyenler 8 Aralık’ta sahne alacak.

 

ZAMAN AVRUPA´da yayınlandı.

Bu yazı 285 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*