Vestfalya Turu 1.Bölüm

Dom

(Yazı uzun olduğundan 3 bölümden oluşmaktadır)

Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin en büyük özelliklerinden birisi büyük şehirlerin birbirlerine çok yakın olması. Bir şehirden diğerine geçmek en fazla yarım saat sürüyor.
Önceden bir kaç şehrine gittiğimiz bu eyalete ufak bir Vestfalya turu düzenleyelim dedik. Cuma yola çıkıp Pazar geri dönme şartıyla. Cuma günü arabada çıkan hasar gezimizden 3-4 saat kaybetmemize neden olsa da tamirden sonra yolumuza devam ettik. En azından hayatımda ilk defa tamirciye gitmiş oldum:)

Gezdiğimiz şehirler: Duisburg, Essen,  Düsseldorf, Wuppertal, Köln, Bonn

Yolumuzun üzeri olduğu için geziye Bonn ile başladık. İlk durağımız Bad Godesberg’deki cami oldu. Camiideki bey bize biraz bilgi verdi. Bad Godesberg önceden Türk elçiliğinin olduğu bir ilçeymiş. Çok yoğunmuş. Zamanla resmi kurumlar farklı yerlere taşınınca sakin bir yer haline gelmiş.

bad godesberg. bad godesberg

Godesberg Diyanet camisinin oraya parkettiğiniz takdirde çarşıya çok yakın durmuş oluyorsunuz. Çarşının içine doğru ilerlerken şehrin beyaz banklı parkından geçiyorsunuz. Gayet sessiz, huzur verici bir ortam. En özel yer ise Villenviertel. Sokaklar villalarla dolu. Dürenstrasse bunlardan birisi. Aralarında çok güzel olanlar var.

bad godesberg. bad godesberg

bad godesberg.bad godesberg

Halkı çok sempatik değildi. Hatta bir İtalyan dondurmacının önünden geçerken adam „şuan sokakta gülen tek bayan sizsiniz. Herkesin yüzü asık“ dedi. Dediği doğruydu. Caddede pek yüzü gülen yoktu. Zenginlikten olsa gerek:) Hatta hasta olduğunu düşündüğümüz bir adam biz fotoğraf çekerken arkamızdan „polise şikayet etcem sizi“ diye bağırıyorduJ Komik durumlar da yaşadık. Aysel bir binanın önünden geçerken bana „aa bu evde güzelmiş’’ deyince o sırada ordan geçen bir adam geçene kadar eve baktı. Türktü büyük ihtimalleJ Bir de burada Yalova caddesi vardı. Cadde hakkında bilgi alamadığımızdan „acaba bizim Yalova mı” diye sorduk durduk kendi kendimize.

bad godesberg. bad godesberg

bad godesberg.bad godesberg

Bad Godesberg’deki yürüyüşümüzü tamamladıktan sonra Bonn’a doğru yol aldık. O esnada arabada sorun çıktı. Vites 3’ten yukarısına atmıyordu. Koca caddede arabayı bağırta bağırta 2 de götürmek zorunda kaldım. O an ne yapacağımızı şaşırdık. Sonuna Düsseldorf’ta bir tanıdığımızın tanıdığı tamirciye gitmeye karar verdik. Tamirci abi her ne kadar „o arabayla yola çıkmayın, yolda kalırsınız“demiş olsada bir anlık cesaretle yola koyulduk. İnsan her bir zorlukta yeni bir şey keşfediyor. O an arabayı kandırmayı öğrendim:) Vitesi 1’e takıyormuş gibi yapıp hafif kaydırıyordum ve direk 3’e takıyordum. 3’ten sonra diğer viteslere de takılıyordu zaten. Bu şekilde Düsseldorf’a vardık. Arabamız tamir edildikten sonra istikametimiz Essen oldu.

düsseldorf.düsseldorf yolu

Essendeydik.. Yol boyu „Wir essen in Essen“ esprisini yaptığımız şehir. Şehir merkezine Kennedyplatz’a parkettik, 2 dk gecikmenin cezasını ödedik. Kimseye tavsiye etmiyoruz:)

Essen.Essen

Merkezde bir festival vardı. Yemek festivali. Adım başı bir çadır. Her biri bir Restaurant’ın çadırı. Çok güzel dizayn edilmiş. Herkes sokakta yemek yiyordu. Çok kalabalıktı. Yollar kalabalık olunca rahat gezemedik tabi. Geldiğimiz meydanda sahnede kızlar mezdeke oynuyorlardı. Bir alman yanımıza yanaşıp:

–          Sahnedekiler alman. Türkler almanların mezdeke oynaması hakkında ne düşünüyor?’

–          Bilmem:) Çok fazla mezdeke oynayan tanıdığımız yok.

–          Türklerin içinde var:)

Grup gülüştü. Çok sevecan davrandılar bize. Biraz Türkiye muhabbeti ettiler. Nerelere gittiklerinden bahsettiler.

Essen. Essen

Essen.Essen

Ardından bir Sinagog’da program olduğunu söyleyince biz de takıldık peşlerine, Essen’deki meşhur Alte Sinagog’a gittik. Kapıdaki görevli:

–          Sık sık böyle ibadet yerlerini ziyaret ediyor musunuz?

–          Evet

–          Nerelere gidiyorsunuz?

–          Hepsine. Bir şehirde en çok hangileri tanınmış veya eskiyse onlara.

–          Ne güzel

.Essen.Essen

Essen.Essen

Sinagog ziyaretinden sonra sokaklarda yürümeye devam ettik. Şehirdeki kalabalık nedeniyle çok fazla gezemeden Essen üniversitesine gittik. Her yer çok canlıydı. Orada da gençler müzik eşliğinde mangal yapıyordu. Sinagog’daki bey Essen’deki korkunç mezarlıktan bahsetti bize. Aysel durur mu:) Adını unuttuğum, Essen üniversitesine yakın mezarlığa da gittik ama içeri giremedik. Şimdiyse istikametimiz Duisburg’du.

Essen.Essen

Essen.Essen

Duisburg’da ilk durağımız Marxloh’daki muhteşem cami oldu. Hayran kaldık ikimiz de. Almanya’da yaşayan her türkün görmesi gereken bir cami. Şuana kadar gördüğüm en büyük ve en güzeliydi. Köln’ü de sabırsızlıkla bekliyoruz. İçeri girip ikindi namazlarımızı kıldık, gezdik içini. Boş olduğu için gezmek rahat oldu.

Duisburg. Duisburg

Duisburg.Duisburg

Marxloh’da tek şeritli sokakta hızla gelip bizi sollayan araba çok şaşırtmadıJ Marxloh’a kadar gelmişken şu meşhur türk çarşısını görmeden dönmek olmazdı. Baştan aşağı yürüdük caddeyi. Tam bir düğün caddesiydi. Çok büyük türk mağzaları vardı. Mannheim’ın yerini tutmasa da dükkanları Mannheim’ınkinden büyüktü. Hep merak ettiğim Koza davetiyecisi de oradaydı. Bir Restaurant’a girip çorbamızı içtik. Ve sonunda hava karamıştı. Artık yorulmuştuk. Şehir merkezini yürüyerek değil de arabayla turlayarak gezdik. Zaten Duisburg’da çok bir şey olmadığını söyleyen Duisburg’lu arkadaşlar vardı. Yine de merkezde yürümek isterdim. Düsseldorf’a doğru yola çıktık.

Duisburg. Duisburg

Duisburg.Duisburg

Gece olmuştu ve biz Düsseldorf’ta misafir olacağımız Zehra Abla’nın evindeydik. Birlikte yemek yedik, çay içtik. Uzun süre sonra görüşünce klasik sabaha kadar oturma operasyonu gerçekleştirdik kendisiyle ve 5 de yattık:)

2.bölüm için tıklayın.

Bu yazı 667 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*