Mannheim Gezisi

mannheim

 

Elli yıl önce geldiğimiz bu ülkeyi elli yıl sonra küçük Türk şehirlerine çevirdik. Almanya’nın en fazla Türk”ü nerede yaşıyor sorusuna verilecek ilk cevap Berlin ve Köln olur. Bunun yanısıra bu ülkede Türk”ün yaşamadığı bir şehre rastlamak imkansız. Bazen bir sokakta üç Rürk aile yaşarken bazen aynı sokakta elli Türk aile yaşıyordur.

 

Mannheim içinde çok fazla Türk bulunduran şehirlerden sadece bir tanesi. Yaşam şekliyle, insanlarıyla, esnaflarıyla ‘Küçük İstanbul’diyoruz biz bu şehre. Son on yılda ardı arkası kesilmeyen Türk işyerleri açıldı. Esnaf sayısında büyük artış oldu. Şehir çok fazla imkan sunduğu için Türklerin ilgisini çekiyor. Grupça Avrupa ülkelerinden düğün alışverişine gelenler var 🙂 Bunun yanısıra farklı yönleriyle de ilgi çekiyor Mannheim.

 

 

mannheim

 

Şehir merkezinde Galata kulesini andıran bir su kulesi var.Bir rivayete göre bu kulenin mimarı galata kulesinden ilham almış. Kulenin arkasındaki bahçe çok güzel. Yazın belli akşamlarda su ışıklandırılıyor. Su kulesine çok yakın bir kilise var: Christuskirche. Görüntüsüyle beni etkileyen bir kilise. Protestanların kilisesi. Ona da uğranabilir.

 

mannheim

 

.mannheim

.

mannheim

 

 

Merkezde park sorunu yaşanıyor. Ara sokaklarda park aramakla uğraşmak istemeyenler direk ücretli park yerlerine parkettikleri takdirde rahat edebilirler. Caddeler genellikle tek yön ve çok kalabalık olduğundan park yeri bulmak zaman alabiliyor. En rahatı Mannheim’a trenle gelerek gezmek:)

 

İstasyondan çıkınca sol tarafta kalan üniversiteden gezmeye başlanabilir.Almanya’nın tek saray şeklinde üniversite olması görüntüsünden dolayı büyük ilgi görüyor. İşletme ve hukuk en fazla rağbet gören bölümler. Dokuz bin küsür öğrencinin iki bin küsürü işletme öğrencileri.

 

mannheim

 

Üniversite’nin ana kapısının karşısında kalan cadde çarşıya gidiyor. Çarşıya gitmeden hemen yakınlarındaki kiliseye uğranabilir: Jesuitenkirche. ArdındanParadeplatz’a (geçit meydanı) geçilebilir. Burası şehrin tam ortası. Ordan çarşıyı ikiye ayırmak mümkün. Bir cadde daha lüks cafelerin, marka ürünler satan mağzaların olduğu cadde, diğeri ise daha uygun dükkanların olduğu. Halk arasında marka cadde diye tabir ettiğimiz cadde su kulesine gidiyor. Daha uygun mağzaların olduğu cadde ise Marktplatz’a (Pazar meydanı). Haftanın iki günü bu meydanda pazar kurulmaktadır. Salı, Perşembe 8-14 arası, Cumartesi 8-15 arası. Marktplatz’ın üzerinden geçip benim Mahmutpaşa’ya benzettiğim Türk caddesine ulaşılabilir 🙂 Sağlı sollu bir sürü kuyumcu,gelinlikci olan cadde:) Restaurantlar, cafeler, marketler de var tabiki. Eğer bir Cumartesi gününe denk geldiyseniz mağzaların ve caddenin tıklım tıklım olduğunu göreceksiniz. Caddeye girdiğinizde Türk Sofrası’nın meşhur ayranından içmeden ayrılmayın.

 

ayran

 

Mannheim’da minareli bir Türk camisi bulunur. Türk çarşısı dediğimiz bölgedeki caddeyi sonuna kadar yürüyünce caminin önüne çıkabilirsiniz. Yanında kilise olan cami muhakkak görülmeli. Yıllardır iki dini bir arada gösteren bir sembol gibi. Camiye Türk sokağından gidenler Uzun taş fırınına uğrayıp pide veya lahmacun yemeden geçmemeli. Mannheim’da yediğim en güzel lahmacun.

 

Mannheim

 

Camiden çıktıktan sonra arabaların hızla geçtiği ana caddede ilerleyip nehir kenarına da gidilebilir. Şehirden uzak biraz kafa dinlemek için. Benim en sevdiğim nehir kenarı Lindenhof bölgesinde. İstasyonun arka tarafından çıkınca 5 dakika yürüdükten sonra nehir kenarına varılıyor. Tatil günlerinde çok kalabalık diğer günlerde sakin. Şehir merkezine yakın olan ise Neckarstadt bölgesine giden köprünün altından geçiyor. Yine Türk çarşısı diye nitelendirdiğimiz caddelerin birisinden yürüyerek nehre ulaşılabiliyor.

 

Şehir merkezinde herşey birbirine çok yakın. Su kulesi istasyona yürüyerek 5-10 dakika uzaklıkta. Mannheim’ı gezmek isteyenlere şu şekilde bir rota çiziyorum:

 

Üniversite → Paradeplatz → Uygun dükkanlar olan sokak(Lidl veya Woolworth) → Marktplatz → Türk sokağı(Taksim veya Elit) → Camii → Nehir(Friedrich-Ebert-Brücke)→ Uygun çarşı(Lidl veya Woolworth) → Marktplatz → Marka mağzalar olan sokak (Peek&Cloppenburg) → Su kulesi (Wasserturm)→Christuskirche→ İstasyon(Bahnhof) → Lindenhof nehir kenarı → İstasyon

 

Bu rotada ilerlemek isteyenler yollarını kaybettikleri takdirde parantez içerisindeki yerleri sorup kendilerini yönlendirtebilirler.

Bu rota yürüyerek gezmek için kullanılabilir. Onun dışında gezilecek yerlere tramvayla veya arabayla gitmek daha kolay olacaktır.

Gezilebilecek diğer yerler:

Herzogenriedpark ve Luisenpark. Mannheim’ın iki büyük parkı. İkisine de girmek ücretli. Dinlenmek için çok güzel. Herzogenriedpark tatil günlerinde çok kalabalık oluyor. Tam bir piknik alanına dönüyor. Çimenlerin üzerleri oturan insanlarla doluyor. Çok fazla alternatif var. Futbol sahası, basketbol potaları vb. spor yapma alanlarının yanısıra yürüyüş yolu, yüzme havuzu, mangal yapma alanı, hayvanat bahçesi, çocuk parkı vs. var. Tramvayla Neuer Messplatz durağında inilip 5dakika yürünüyor.

 

 

Herzogenriedpark

 

Luisenpark Mannheim’ın en büyük parkı. İçinde bir de çin bahçesi var. Görülmeye değer.

Parkın yakınlarında Fernmeldeturm var. 212 metre yükseklikteki kulede manzara seyretmek için bir Restaurant var. Tramvayla Luisenpark durağında iniliyor.

Mannheim’ın müzelerini hiç gezmediğim için bilgi veremiyorum ama internetten araştırılabilir. Şehirde ‘Lange Nacht der Museen’adı altında bir organizasyon yapılıp tüm gece sabaha kadar müzeler geziliyor. Hiç katılma fırsatım olmadı ama imkanı olana tavsiye ediyorum. Katılanlar memnun kalıyor. Bir gecede birçok müze gezme imkanları oluyor.

Mannheim insanı en fazla küçüklüğüne rağmen yoğun bir şehir oluşu ve şirinliğiyle etkiliyor. Şehirde tarihi eser yok denecek kadar az. Şehir merkezine gelip “ben bu şehirde yaşayamam” diyen insanların yanında “ben Mannheim’sız yaşayamam”diyenler de var. Bilhassa yoğun türk nüfusu ve işyerleriyle Almanya’nın bir çok şehrindeki türklerin ilgi duyduğu şehir olarak içinde insanları barındırmaya devam ediyor.

 

Küçük bir İstanbul:Mannheim yazısını okumak için tıklayın.

 

Fotoğrafların devamı için tıklayın.

Şehirle ilgili daha fazla bilgi için tıklayın.

 

(Bu yazı bilhassa Türkiye’den gelip çevre şehirleri gezen öğrencilerin faydalanması için yazılmıştır)

Bu yazı 10.506 defa okunmuştur.

About Betül Özdemir 341 Articles
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

5 Comments

  1. cok tesekkürler sayenizde bilgimiz oldu cok faydali oldu iyiki yazmissiniz iyi günler tesekkurler

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*