Beraber yürüdü onlar bu yollarda..

mezunlar

Beraber yürüdük biz bu yollarda

Beraber ıslandık yağan yağmurda

Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda

Bana herşey seni hatırlatıyor,

diye devam ediyor şarkı.

Beraber yürüyen bir grup dosttan bahsetmek istiyorum bugün.

Onlar 6 yıl önce farklı şehirlerden geldiler Heidelberg’e. Hepsi de birbirinden başarılı bir grup genç kız. Heidelberg Üniversitesi tıp fakültesinden kabul alan bu arkadaşlar belki de önceden kendilerini nasıl bir çevrenin beklediğini tahmin bile edemiyorlardı. Bugüne kadar gördüğüm bir ilki yaşadı onlar. Aynı dönemde üniversiteye başlayan 9 arkadaş. Bunlardan yedisi türk. Kimisi aynı evi paylaştı, kimisi aynı sınıfı. Kimi zaman ufak derslerde hepsi aynı sınıfta oluyor, yabancı bir kaç öğrenci oluyordu.

Beraber yürüdü onlar bu yolda. Birlikte sevindiler, birlikte üzüldüler. Aynı sofrayı paylaştılar. Onlar birbirlerinin anne babaları, kardeşleri oldular. Koskoca bir altı yılı geride bıraktılar.

Benim için çok değerli olan bu arkadaşlarımdan kısaca bahsetmek istiyorum.

Aysel: Tıp hayatına diş hekimliğiyle başladı. Hayali genel doktorluktu. Pes etmedi. Kısa süre verdiği mücadelesiyle dilediği oldu.  Bugün o bir doktor.

Sümeyra: Yıllarca ‘ben yanlış bir bölüme başladım’ diye diye hiç zaman kaybetmeden okulunu bitirdi. Yıllarca ders çalışma düzeni olmadığını, son anda ders çalıştığını vurgulaya vurgulaya hiç bir başarısızlık göstermedi. Şimdi o bir doktor.

Aysun: Grubun en çılgını. Tıp hayatı boyunca onun kadar gezmiş kimse yoktur. Nerde bütün gün ders çalışan tıpçı nerede Aysun:) Her bildiği dilin ülkesine gidip oralarda staj yaparak hem dilini geliştiren hem de meslek hayatı için işine yarayacak tecrübeler edinen insan. Şimdi ne yapıyor? O bir doktor, mesleğini yapmak üzere hazırlık aşamasında.

Elif Ayşe: İstanbul’dan Almanya’ya tıp okumaya gelen takdire layık arkadaşım. Tüm zorlukları sabırla, mücadele ederek aşan insan. Dil sorununa aldırış etmeden, bölümünde başarı gösterdi. Amerika’da yaptığı stajın ardından şimdi o bir doktor.

Sultan: Grubun motivasyonu desek yeridir heralde. Mezun olduğu gibi hastanede deliler gibi çalışmaya başlayan ve çok mutlu olan genç doktor. Bir insan ancak bu kadar meslek aşığı olur.

Suzan: Arkadaşım Suzan iki takdire layık birisi. O kurduğu güzel yuvasıyla birlikte adımını attı tıp dünyasına. Evlilik sorumluluğunun yanında başarı gösterip vakit kaybetmeden mezun oldu. Şimdi doktor.

Ban: Arap kökenli arkadaşımız Ban okul hayatının yanısıra kurallı yaşam şekliyle de çok büyük örnek oldu hepimize. Yaşamındaki hasassiyeti okulunda göstererek bugün meslek hayatındaki yerini aldı. Şimdi doktor olarak çalışıyor.

Kiran: Pakistan’dan tıp okumaya gelen arkadaşımız diğer yurtdışından gelen arkadaşlarımız kadar takdire layık. O da zorlukların altından kalkarak, ailesinden uzak, yılmadan eğitim hayatını tamamladı. Bugün doktor.

Rukiye: Çılgın mı desem, yoksa bölümünün aşığı mı:) Ortaokul ve lise eğitimini Türkiye’de tamamlayarak geri dönen arkadaşım içindeki ders çalışma aşkıyla tıpı bitirdiğine üzülenlerden:) ‘ben şimdi okulsuz ne yapıcam’diyebilenlerden:) Gösterdiği başarıyla eğitimini tamamladı ve doktor oldu.

Birbirinden başarılı o güzel insanları bir kaç cümleyle ifade etmek çok zor. Anlatılacak çok şey var.

Onlara baktığımda gördüğüm ilk şey sıcak bir dostluktu. Kimin bir sıkıntısı var ise onlar ordaydı. Birbirlerini hiç ihmal etmediler.

İlk defa tıpçıların da sosyal hayatları olabileceğini gördüm:) Onlar halkın dediği ‘tıpçılar kitapla yatar kitapla kalkar’ teorisine uymadılar. Planlı çalışarak herşeye vakit ayırdılar. Arkalarında bıraktıkları başarılı bir lise hayatı başarılı bir üniversite hayatları olmasını da sağladı.

Onlar bugüne kadar tanıdığım ilk tıpçı grup. Hep birlikte başladıkları tıp fakültesinden hep birlikte sıcak dostluklar kurarak mezun oldular.Arkalarından gelen öğrencileri unutmadılar ve tavsiyelerde bulundular:

Aysun Tekbaş: Hiçbir şey imkansız değildir. Öğrencilerin hayalleri için çaba gösterip çok çalışması gerekir. Her zaman en iyileri arasında olmaya çalışmalılar. Okul hayatları boyunca kendilerini sıkı ders çalışmaya alıştırmalılar. Beni buralara kadar getiren okul hayatımda ev ödevlerimi düzenli ve itinalı yapmamdı. Çok özen veriyordum. Bunun dışında öğrenciler lise ve üniversite eğitimleri sürecinde sadece ‚öğrenci’ olmamalılar. Farklı ilgi alanları olmalı, onları geliştirmeliler. Üniversite’nin farklı alanlarında aktif olmalı, bir çok alanda yer almalılar. Başvuru yaparken gönderilen özgeçmişlerde bunlara da yer verilmekte. Tıp okumak isteyen öğrenciler ellerinden geleni yapmalı ve tevekkül etmeli. Çok çalışan muhakkak başaracaktır.

Sümeyra Uzun: İnsan hedefine ulaşmak için savaşmalı. Umudunu kaybetmeden, başaracağına inanarak. Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi „Yeis öyle bir bataktır ki, düşersen boğulursun. Azmine sarıl sımsıkı bak ne olursun.” Bizler üstadın dediği gibi azmimize sarılarak ve Allah’ın yardımıyla başardık, şimdi sıra tıp okumak isteyen gençlerde.

Aysel Kurt: İmkansız olan hiçbir şey yoktur. Gençler ilgilerini çeken bir bölümü okumayı çok istiyorlarsa ellerinden geleni yapmalı ve düzenli ders çalışmalılar. Tıp bölümünü gözlerinde çok büyütmesinler. Bu bölümü okumak için bütün gününüz masa başında geçmiyor. En önemlisi düzenli ve sık çalışmak. Bizler ders çalışmanın yanısıra sosyal faaliyetlerle üniversite yıllarımızı çok güzel değerlendirdik. Öğrencilik hayatında başarılı olabilmek için planlı hareket etmek çok önemli.

Rukiye Özmen: Üniversite okumak isteyenlere tavsiyem ileride ne yapmak, nasıl yaşamak istiyorlarsa o bölümü okusunlar. Gençler kendilerini hayal kurmaktan sakındırmamalılar. Almanya her türlü imkanın tanındığı bir ülke. Bu kadar imkanın sunulduğu, yardım edildiği bir ülkede bu imkanı kullanmamak büyük bir kayıp olur. Hedefimizde sadece üniversitede bizi bekleyen yıllar değil o yıllardan sonra da ulaşabileceğimiz hedeflerimizde olmalı. Üniversite okurken sadece ders çalışılmamalı. İnsan kendini de geliştirmeye vakit ayırmalı. Üniversitelerde öğrencilere ciddi manada eğitim kursları sunuluyor. Birçoğu ücretsiz veya çok uygun oluyor. Bilhassa dil kurslarından faydalanmalı. ´Tıpçılar kitapla yatar kitapla kalkar´ derler genelde halk arasında. Bizler üniversitenin ekstra kurslarından faydalanarak, her türlü sosyal faaliyete vakit ayırarak bitirdik bölümlerimizi.

Şimdi ise kimisi çalışmaya başladı, kimisi hazırlıklar içindeler. Tıp okumayı isteyen öğrencilere tavsiyem genç doktor ablalarını örnek almaları ve hedeflerinden asla vazgeçmemeleri.

Zor diye birşey yoktur, imkansız ise zaman alır…

mezuniyet


Arkadaşlarıma ufak bir armağan olsun:

Bu yazı 1.380 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

4 yorum

  1. Merhaba, yazınızı çok beğendim. Ben de Almanya’da tıp okumayı düşünüyorum eğer zamanları varsa tıp eğitimi sırasındaki tecrübeleriyle ilgili beni bilgilendirebilirler mi? Çok sevinirim, şimdiden teşekkür ederim.

  2. İyi günler,
    Beraber yürüdük biz bu yollarda yazınızı okudum, çok güzeldi.Elinize sağlık. Kızlarımdan
    biride heildelberg tıpı istiyor.eğitim dili almancamı ingilizcemi.ben 20 yıldır orta asyada yaşıyorum.2yıl sonra onları almanyada herhangi bir devlet üniversitesinde okutmayı düşünüyorum.şimdiden araştırmaya başladık .

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*