Barcelona Barcelona

barcelona

 

Sıcak bir ülkedir İspanya. Hem havasıyla, hem insanıyla.. Kış Ocak-Şubat’ta uğruyormuş bu ülkeye.. Kısa süre kalıp geri gidiyormuş.

 

Barcelona deyince akla ilk gelen futbol, ardından gece hayatı. Pazar günleri mağazalarını açık görmek imkansız olsa da sokaklardaki yüzlerce mağazadan bir alışveriş şehri olduğu belli oluyor. Mağazaların yanısıra çok sayıda cafeleri var. Pazar günü dahi canlı bir şehir. Saat ilerlese de caddelerdeki yoğunluk azalmıyor. Tabi İstanbul’un yoğunluğuna yetişmesi mümkün değil!

 

Toprağa adım atmamızla birlikte “Hola” diye karşılandık Turizm Bürosu´nda. Gitmeden duymuştum İspanyolların pek İngilizce konuşmadıklarını. Dünyanın en çok konuşulan dilini bildikleri için de İngilizce’yi bir ihtiyaç olarak görmediklerini. Turistik bir şehir olduğu için Barcelona’da İngilizce konuşan insanların sayısı çok.

 

Bir Pazar sabahı. Saat dokuz.. Bir meydanda bir sürü insanla karşılaştık. Üzerlerindeki kıyafetlerden o sabah bir maraton olduğunu tahmin ettik. Barcelona’ya vardığımız gibi bu kadar İspanyol’un arasına girmek, İspanyolca konuşulanları dinlemek hoşumuza gitti. Sporuyla meşhur şehir bizi yine bir spor faaliyetiyle karşılamış oldu.

 

barcelona (2)

 

Barcelona’yı hatırlatacak hatıra eşyalar satan dükkanları hintliler ele geçirmiş durumda. Araştırmadığımız için sahipleri mi yoksa sadece çalışanları mı olduklarını bilmiyoruz. Gözümüze tek çarpan bu tip dükkanlarda tezgahın arkasında bir hintli olması.

 

Yolda yürürken bir hintli “Merhaba” diyerek dikkatimizi üzerine çekmeyi başardı ve dükkana girdik. Turistlerden öğrendiği Türkçe´yle bizimle epey muhabbet etti. Türkleri çok sevdiği için dilimizi öğrenmiş. Bir Hint´liyle İspanya’da Türkçe konuşabildiğimiz için mutlu olup oradan ayrıldık.

 

Halk sıcakkanlı. Otobüs durağında beklerken yaklaşan otobüsün şoförünün el sallayarak durakta durmayıp yoluna devam etmesi bizi kızdırsa da el sallayışı hoşumuza gitti 🙂

 

Diğer ülkelerde olduğu gibi Barcelona’da da çok yabancı yaşıyor. Yabancıların yanısıra gelen turist de çok. Yolda yürürken Alman´la karşılaşmamanız mümkün değil. Almanların tatil yapmayı sevdikleri bir şehirdir burası.

 

Barcelona’nın Türklerine gelince. Bir kaç Türk´le kaldığımız yerde, diğerleriyle turistik mekanlarda karşılaştık. Yani genel anlamıyla şehirde bulunan Türkler turist. İspanya’da yaşayan arkadaşımdan da ülkede çok Türk yaşamadığını duymuştum. Bu kadar az Türk’ün yaşadığı bir ülkede önyargılı bakışlara mahsur kalmamamız çok güzeldi. Sanırım dünyada sadece Almanya’da ikinci sınıf muamelesi görüyoruz biz Türkler 🙂

 

“Park Güell” isimli parka çıkıldığında İspanya’ya tepeden bakmak mümkün. Tepeye yürüyerek çıkmak çok yoruyor. İlk deneyimimiz olduğu için yürüdük ama bir dahakine otobüsü tercih ederim.

 

 

barcelona (12)

 

F.C. Barcelona’nın stadyumu 60 bin kişiyi alabilecek kapasitede. Gündüz vakti belli bir ücretle içeri girilip stadyuma bakılabiliyor. Tuhaf olan stadyum biraz arka sokaklarda. Akşam saatlerinde gittiğinizde yolda araba bekleyen kadınlarla karşılaşmamanız imkansız.

 

Sahiliyle bir başka güzel bu şehir. Gündüz şehrin içini ancak gezebildiğimizden akşama gidebildik. Bir sürü kayık var, tam bir tatil havası veriyor. Denizin kenarına yapılmış olan alışveriş merkezi doğanın güzelliğini bozmuş durumda. Türkiye’deki gibi çay bahçeleriyle süslü değil denizin kıyısı. Alışveriş merkezinin suya bakan taraflarında açık havada yemek yenilebiliyor.

 

barcelona (23)

 

Memurların çalışma şekli sistemli değil. Tam anlamıyla oturmamış bazı şeyler. Örneğin havaalanında sıra bekledikten sonra gereksiz bir şey için farklı bir büroya sonra tekrar sıraya gönderilebiliyor,  kontrolden geçerken birbirleriyle sohbet eden görevlilerle karşılaşabiliyorsunuz.

 

16 saat yürüyerek şehri alt üst etsekte görmek istediğimiz bazı yerleri göremedik. Örneğin Barcelona pazarını, stadyumun içini, sahili gündüz vakti, açık dükkanlarıyla çarşısı…

 

Yine de memnun ayrıldık İspanya’dan. Kesinlikle sıcak havalarda gezilmesi, bir günlüğüne değil tatil yapmaya gidilmesi gereken bir şehir. Sahiliyle, canlı şehir hayatıyla, maçlarıyla kendine çekmesini biliyor Barcelona Barcelona…

 

barcelona

 

barcelona (13)

 

barcelona (11)

 

barcelona (9)

 

barcelona (22)

 

barcelona (21)

 

barcelona (18)

 

Gezdiğimiz yerler:

Sagrada Familia, Park Güell, Arc de Triomf, La Catedral, Santa Maria del Mar, Monumento a Colón, Üniversite,

Maddi yönüyle Barcelona:

–          Biletlerimizi Ryanair’den 22 euro’ya aldık.

–          Şirketimiz Gironi’ye uçtuğu için otobüsle 12 € ‘ya Barcelona’ya geçtik. (Dönüş de aynı şekilde)

–          Şehir içinde 10 lu bilet almak daha uygun. 8,75 €. (Parc Estacio del Nord´dan Park Güell´e kadar yürüdügümüzden bir cok yeri yürüyerek gördük. Geriye kalan yerler icin bir gece kaldiginiz takdirde bir 10 lu bilet yeterli olacaktir.)

–          6-7 € ya yemek yenilebiliyor.

–          7-8 € ya çarşıya yakın yerlerde hostelde (pansiyon) kalmak mümkün.

 

barcelona (3) barcelona (4) barcelona (5)

barcelona (6) barcelona (10) barcelona (16)

barcelona (15) barcelona (17) barcelona (8)

 

06-02-2011 Tarihinde yazıldı

Bu yazı 2.075 defa okunmuştur.

About Betül Özdemir 341 Articles
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

1 Comment

  1. merhaba Betül hanım.
    ellerinize sağlık güzel ve faydalı bir yazı olmuş.
    bende 28 şubat da gideceğim , nasipse.
    bakalım, umarım iyi geçer inşallah.
    teşekkür eder
    yeni seyahatlerinizde sağlık ve esenlikler dilerim.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*