Bugün benim doğumgünüm :)

Dostlarımın yaşattığı güzel günden dolayı onlara çok teşekkür ediyorum..

Herşeyi yazıyorum neden bu günü de yazmayayım ki 🙂

Gece 00.00 da arayan Sümüş’üm sayesinde bugün doğumgünüm olduğunu hatırladım. Aslında bir kaç gün önce biliyordum ama son anda unutmuştum 🙂 Sağolsun düşünüp aradı. Arkasından mesajlar gelmeye başladı. Canım Neslihan’ım, Büşra, Emine,Hilal , Deryanur ilk mesajları atanlardı. Tabi yakın arkadaşlarımdan ses çıkmaması beni şaşırttı 🙂 Bilhassa Huriye ve Derya gibi yıllardır ilk yazanların yazmamış olması. Neyse yattım.

Sabah facebook’a bir girdim 13-14 mesaj gelmiş. Oysaki doğum tarihim yazmıyordu. Facebook üzerinden özel mesaj almaktan hiç hoşlanmadığım için silmiştim. Bir de ne göreyim. En yakın arkadaşlarım ordan yazmışlar.Ama hepsi aynı saatte.. Tabi önce sinir oldum sonra içimden ‘bunlar bir oyun peşinde’ diye geçirdim.Benim hassasiyetimi bile bile ordan kutlamaları imkansız olurdu.. Vakit geçtikçe facebooktan gelen mesajlar artmaya başladı. Gerçi birçok mesajın kimden geldiğini hatırlamıyorum ama genelde arayanların bu yıl face den yazmış olmaları ‘ne kadarda sunileşti herşey böyle’dedirtti bana. Cep tel ime gelen mesajlar da arttı ama hala beklediğim insanlardan ses seda çıkmıyordu.

Bugün arkadaşım Fatma’nın düğünü vardı. Düğüne Zehra Abla’yla birlikte gidecektik. Evine daha erken gelmemi istedi. Birşeyler ayarladığını tahmin ettim. Bir ders konusunda onda ihtiyacım olduğu için erken gitmek işime geldi. Taa ki evinin kapısına gelene kadar içerde kimlerin olduğunu tahmin etmiyordum. Kapısının önünde Derya’nın arabasını görünce yalnız olmadığını anladım 🙂 Artık biliyordumki Derya’da ordaydı. Zile bastım Zehra Abla açmadı. Gıcıklık değilmi peşpeşe basmaya başladımç Durumu farkettirmemeye çalışan ama panikle apollodan konuşan Zehra Abla ‘tamam açıyorum’dedi ama açmadı. Bir kaç dakika daha beklemek zorunda kaldım o soğukta . İnatla zile basmaya devam ettim ve kapı açıldı . Yukarı çıktığımda yine kapı açılmayınca bu sefer inatla yüzüğümle kapının cam kısmına vurmaya başladım. Zehra Ablayı sabrından dolayı tebrik ediyorum 🙂 O kadar seste ben sinirden çatlardım sanırım 🙂 Kapı açıldığı gibi daldım içeri. Zehra Abla Ahmet Zafer’in uyuduğunu odasına girip uyandırmamı istedi. Odasına girdiğim gibi itekledi beni içeri ve orda bıraktı. Bir de karşımda ne göreyim. Karanlık bir oda ve her tarafta mumlar yanıyor. Duvarın ortasında asılı bir kağıt ve ne yapmam gerektiği yazıyor. Yerde harika bir pasta, çıikolatalar ve mini poaçalar. Solda bir koltukta laptop ve izlemem gereken bir video. Yine yerde kocaman bir hediye paketi. Kapının arkasında kocaman bir kağıt. Üzeri yazılarla dolu. Önce kapının arkasındaki yazıyı okudum çok güldüm. Arkasından laptoptaki videoyu izledim daha fazla güldüm.Harika bir video çevirmişler. Zehra Abla’yı bu psikopat videosundan dolayı tebrik ediyorum 🙂 Videoda bir kaç kere bana koca dileyen Necati Amca’ma da selamlarımı iletiyorum 🙂 Sırrı Abimin ‘Allah hayırlı bir ömür versin’ cümlesini kurmak üzereyken daha ‘hayırlı’derken Necati amcamın arkadan atlayıp ‘Allah hayırlı koca versin’deyişine çok güldüm 🙂 Videoyu izlerken çok duygulandım. Bu kadar emek vermeleri beni çok mutlu etti.İyi bilirim bir video için ne kadar vakit harcandığını. İnsanın ömrünü yiyor. Videoyu izlerken yerdeki mini poacalardan tıkındım.Bundan Zehra Ablanın haberi yok 😀 Çok lezzetliydiler.. Yaw bu kadın bu kadar becerikli olmak zorunda mı? Video bittikten sonra yapmam gereken kapıya vurmaktı vurdum ve açtığımda bizim deliler karşımda duruyorlardı 🙂 Derya, Zehra Abla,Aysel ve Aysun. Aysun şarkı söyleyip hoplayıp zıplamaya başladı, tabi diğerleri de ona eşlik ettiler.. Heralde içime atan bir insan olmasaydım o an ağlayabilirdim.. Mutfakta kurulu bir sofra vardı. Biraz resim çekinip geçtik çayımızı içmeye.. Muhabbet muhabbeti açtı. Tıpçılarla eğitimciler biraraya gelince nedense acayip keyifli bir ortam oluşuyor 🙂 Harika pastayı da yedik. Saat 18.30 a kadar güzel vakit geçirdik. Hediyemi açtım.. Tam bana hitap eden hediyelerdi.Pasta malzemeleri.. Bütün çeyizimi onlara dizdireceğim bu gidişle 🙂

Tabi Sümüş’ümü unutmamak lazım. O da ruhuyla yanımızdaydı. Bütün organizeye katılmasına rağmen bugün burada bulunamadı, çünkü yarın sözlü sınavı var. İnş iki gün boyunca girdiği sınavları geçerse doktor olacak. Dualarımız onunla..

Sözün özüne gelince..

Mesele doğumgünü kutlamak veya 1 yaş büyümek değil.. Yıllardır da doğumgünü benim için yaşca büyümek adına hiç birşey ifade etmedi. Asıl güzel olan doğumgünü bahanesiyle karşındaki insana vakit ayırmak, değer verdiğini hissettirip onu mutlu etmek. Maddi hediyelerin manevi hediyelerin yanında çok da değeri yok 🙂 Bugün canım dostlarım bana büyük manevi bir hediye verdiler.. Diyorum ya ben büyüdüğüm için mutlu olmadım sadece böyle insanlarla dostluk kurduğum için bir kez daha şükredebileceğim bir gün yaşadım.. Neden mi? Aysun’un Pazar günü kalkıp Heidelberg’den Worms’a gelip 2 tren değiştirip bir otobüse binip 1 saatini yolda geçirdiği için. Aynı sıkıntıyı Aysel’in Viernheim’dan Worms’a gelmek için çektiğinden. Oysaki ikisi de bütün hafta sabahtan akşama hastanede çalışıp ciddi manada yoruluyorlar. Derya’nın bu kadar sınavının ve stresinin arasında orda oluşundan, Zehra Abla’nın okulunu bitireceği ödevini yazdığı dönem koca bir gününü ve o günden önceki günlerini sırf dostuna değer verdiği için şükrettim. Ha tabi birde sırf biz rahat edelim diye oğlunu annesine bıraktığından. Öyle insanlarla dostluk kuruyorumki bugün ben değil sen diyen, vefalı, fedakar, samimi insanlar.. Ben Rabbim’e hep böyle insanlarla birlikte olabilmek için dua ettim.. Arkadaşlık başka oluyor dostluk başka.. Babam hep ‘kızım çok arkadaşın olabilir ama çok dostun olmaz’diyordu. Zaman geçtikçe belkide büyüdükçe babamı daha iyi anlıyorum. Dost iyi günde de kötü gününde de yanında olan oluyor.. Böyle günlerde yalnız kalmadığım için bir kez daha şükürler olsun…

İyiki varsınız canım dostlarım. Sizi çok seviyorum.. Bugün birlikteyiz çok güzel günler geçiriyoruz ama yarın mekanlarımız değişsede aramızdaki muhabbetin hiç eksilmemesi dileğiyle..

Betül Çelik

05.12.2010

Bugünden hatıralar.. Resimleri büyütmek için tıklayın sonra yine tıklayın 😉

DSC04372 DSC04380 DSC04388

DSC04393 DSC04401 DSC04412

DSC04415 DSC04431

Bu yazı 191 defa okunmuştur.

Betül Özdemir hakkında 341 makale
Pedagog, blogcu, anne, köşeyazarı..

7 yorum

  1. Bettycim yeni değil.Eskisinin çok berbat görünümlü bir hali sadece 🙂 Temayı değiştirmem gerekiyor ama zaman bulamadım henüz.Standart temayı kullanmak zorundayım şuan.

    Yinede teşekkür ederim 🙂

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*